1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Yüreğim Kerbela’da-2
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yüreğim Kerbela’da-2

A+A-

Şimdi bizim yetiştiğimiz topraklarda kendine ehlisünnet diyen bizlerle günümüz Alevileri’nde ki farklılıklarımız ve ayrıldığımız konular nedir ‘Kerbela’yı anlatmaya çalışarak yazımızın yazılma sebebine doğru hep birlikte ilerleyelim. Kerbela’yı anlayabilmek için sebeplerine kısaca bir değinmemiz gerekir diye düşünüyorum. Çünkü Kerbela katliamı sonuçtur bana göre. Başlangıcı Hz. Osman’ın halifeliğine kadar dayanır.Kısaca anlatalım ki bu konuda fikrimiz netleşsin: “Cahiliye dönemi özelliklerinden olan kavmiyetçilik anlayışı Peygamberimiz ve ilk 2 halife döneminde toplumdaki etkisini kaybetti. Ancak Hz. Osman’ın halife olmasıyla bu anlayış yeniden ortaya çıktı. Haşimioğulları-Ümeyyeoğulları arasında cahiliye döneminden beri bir üstünlük kurma mücadelesi vardı. Bu 2 kabile arasındaki rekabet hilafet noktasında Hz. Osman mı yoksa Hz. Ali mi diye tekrar sorun oldu. Her 2 taraf da kendi soylarına mensup olmayanın halifeliğini kabul etmeyeceklerini söylemişlerdi. Hz. Osman’ın halife olması Ümeyyeoğulları için yeni bir fırsat olmuş ve bu sayede tekrar siyasi alanda güç elde etmişlerdi. Hz. Osman’ın hilafetinin ilk 6 yılından sonra ortaya çıkan fitne olayları, Ümeyyeoğulları’nın hâkimiyetinden rahatsız olanların desteklediği ve zaman zaman dinden beslenen bir hareket olarak ortaya çıktı. Hz. Osman’ın hilafete gelmesiyle birlikte askeri ve idari birçok karar alınmıştır. Alınan bu karalar bazen tasvip edilmiş bazen de şiddetle eleştirilmiştir. Zira eleştirilen kararlarının başında Mısır, Kûfe, Basra gibi önemli eyaletlerin idaresine ve askeri mevkilerine görevlendirme yaparken yakın akrabalarını gözetmesi geliyordu.

***

Hz. Osman, önemli eyaletlere yakın akrabalarını tayin etmekle birlikte sadece Şam valisi olan Muaviye’ye dokunmadı zira Muaviye zaten Emevi ailesindendi. Siyasi ve askeri tüm önemli noktalara yakın akrabalarını tayin eden Hz. Osman sadece bununla kalmamış aynı zamanda Devlet kâtipliği görevine de yine yakın akrabası olan Mervan b. Hakem’i tayin etmiş. Bu hamleyle Ümeyyeoğulları siyasi ve askeri nüfuzu tamamen ele geçirmişlerdi.Hz. Osman’ın eleştirilen uygulamaları sadece siyasi ve askeri mevkilere yakın akrabalarını tayin etmesi değildir. Aynı zamanda onlara bir takım ekonomik ayrıcalıklar da tanınması bu eleştirilerde önemli oldu. Zira kendisi daha önce ceza olarak Medine’den çıkarılan ve Taif’e gönderilen amcası Hakem’in Medine’ye dönmesine izin vermiş ve kendisine ekonomik olarak iyi bir ücret tahsis etmekle birlikte, oğluna da Fedek arazisini vermekte bir sakınca görmemişti. Hz Osman’ın yakın akrabalarına verdiği ekonomik imtiyazların içerisinde en fazla tartışılan İfrikıyye ganimetleri olmuştur. Şüphesiz Hz. Osman’ın hilafetinde ortaya çıkan kargaşanın ana sebebi cahiliye döneminden kalma olan kabile milliyetçiliğidir. Zira kabile milliyetçiliği İslam’la birlikte arka planda kalan Emevî- Haşimî mücadelesinin yeniden ortaya çıkmasına neden oldu. Hz. Muhammed’in nübüvvetiyle birlikte rafa kalkan Emevî-Haşimî rekabeti özellikle ilk 2 halifenin Teym ve Adî kabilelerine mensup olmaları hasebiyle geri planda kaldı.

***

Hz. Osman’ın halife seçilmesiyle iktidara gelen Ümeyyeoğulları ile muhalefette kalan Haşimoğulları karşı karşıya geldi. Özellikle Ümeyyeoğulları’nın uygulamalarından rahatsız olan muhalif kesimin, onların karşısında yegâne güç olarak Haşimoğullarını görmeleri ve onları desteklemeleri sonucunda Müslümanlar Emevî ve Haşimî taraftarları şeklinde ayrılmışlardır. Böylece Emevî ve Haşimîler arasında geçmişten gelen siyasi ve askeri mücadele, alanını genişleterek bütün Müslümanları etkiler vaziyete gelmiştir.Fitne olayları baş göstermeden önce valilerin tutumu birçok kere halifeye şikâyet edilmiş fakat halife gereğini yerine getirmemiştir. Durumdan rahatsız olanlar halifeyi uyarması için Hz. Ali’ye başvurmuşlar ve bunun sonucunda Hz. Ali halifeyi uyarmıştır. Fakat halife tüm bunları göz ardı etmiş. Olayların büyümesi üzerine valileri Mekke’de toplayıp fikir alışverişi yapmıştır.Bu toplantıdan da bir sonuç çıkmamış. Hicretin 35. yılında Mısır, Basra ve Kufe vilayetlerinden bir grup Müslüman valilerinin görevden alınması talebiyle doğrudan Hz. Osman’a müracaat için Medine’ye gelmişlerdir. Halife onların isteklerini önce reddetmiş. Olayların büyümesinin ardından Halife Hz. Ali’den yardım isteyince; Hz. Ali isyancılarla halifenin arasını bulmuş ve anlaşma yapılmıştır. Halife, Mısır, Basra ve Kufe valilerini değiştireceğini taahhüt etmiştir. Fakat durumdan rahatsız olan Mervan, Mısır valisine isyancıların öldürülmesi için bir mektup yazmış ve altına halifenin mührünü basarak onun kölesiyle Mısır’a göndermiştir. Köleyi yolda isyancılara yakalanmış ve mektup isyancıların ellerine geçmiştir. Aldatıldıklarını düşünen isyancılar Medine’ye geri döndüler. Tartışmaların sonucunda mektubu Mervan’ın yazdığı ortaya çıktı. İsyancılar Mervan’ın öldürülmesini istediler fakat halife onu korudu. Bunun üzerine isyancılar Hz. Osman’ın hilafeti bırakmasını istediler ve ona 20 gün süre tanıdılar. Bu süre de dâhil, Hz. Osman’ın evi yaklaşık 49 gün isyancı Müslümanlar tarafından muhasara edildi. Sonuçta Hz. Osman hilafetten ayrılmayı reddetti ve isyancılar tarafından şehit edildi. İşin ilginç tarafı Hz. Osman, Medinelilerin gözleri önünde şehit edilmiş olmasıydı. Ümeyyeoğulları, Osman’ın öldürülmesinden, doğrudan, Haşimoğulları’nı ve Ali’yi sorumlu tutmayı tercih ettiler. Bu durumun da kabilecilik anlayışından ve geleceğe yönelik siyasi yatırım arzusundan kaynaklandığını söylemek mümkündür.Görüldüğü üzere siyasi rant ve kavmiyetçilik nifak tohumlarını İslam topraklarında taa Kerbela’ya kadar serpmiştir.

Yarın devam edeceğiz…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum