Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Zafer ve Bayram-1

A+A-

Üst üste 3 kutlama yaptık, hem milli hem dini; Malazgirt Zaferi, 30 Ağustos Zaferi ve Kurban Bayramı. Manevi yönü güçlü bir dönem geçirdik.

*

Bu maneviyat içinde bile, kurtuluşumuzun dönüm noktası olan ‘milli’ 30 Ağustos Zafer Bayramı’na, 15 Temmuz’dan ders alamayanların aymazlığı yansıdı yine. Ya ‘dini’ Kurban Bayramımız zihinlere biraz olsun bir ışık saçabildi mi? “Gözü karakmış dananın” güneş ışığından ürktüğü gibi, hakikatten rahatsız olanların, kanmaya devam ettiğini gördük hain yalanlarına.

*

Uyarıları ısrarla dinlemeyen, uyaranları ‘karşı taraf’ ilan edenler, din adına kandırılmış olduklarını çok acı bir tecrübe ile anladıkları halde, tarih adına da kandırılmakta olduklarını sorgulamaktan ısrarlar kaçıyorlar. Yine aynı, uyarıları dinlemiyorlar ve uyaranları ‘karşı taraf’ ilan ediyorlar. İlla bir musibet mi gerekiyor anlamak için?

*

Osmanlı’yı parçalayıp, yıkanlar ve parçalarını sömürenler, yıkıntıdan çıkan Türkiye Cumhuriyeti’ni hazmedemediler ve Osmanlı’dan kalan kinlerinin intikamını da Türkiye Cumhuriyeti’nden almak için çalıştılar, çalışmaya devam ediyorlar hem de dört koldan. Hem de hem içerden hem dışarıdan. Hem de, hem dinci maskesi ile hem dinsiz, ateist maskesi ile.

*

İslam düşmanlarının düşmanlık beslediği Türkiye Cumhuriyeti’ne İslamcı kesimin de düşman olması sizi düşündürmüyor mu?

*

Çanakkale Zaferi’ni veya Büyük Taarruz’un sonucu kazanılan 30 Ağustos Zaferi’ni, 15 Temmuz ile karıştıran, karşılaştıran arkadaşlar olabilir. Bunu anlarız. Bunların hepsi savaştır, evet hepsi de 9 asırdan beri bazen mertçe bazen kalleşçe süren haçlı seferlerinin büyüklü küçüklü savaşlarıdır. Ama anlamak ve farklarını dürüstçe ortaya koymayı gerekir.

*

Dünkü, Çanakkale veya Kurtuluş Savaşları ile şimdiki 15 Temmuz arasındaki en önemli fark ‘dışarıdan savaş açanlar, işgale gelenler ve buna karşılık verenler’ ile ‘içeriden ihanet edenler ve işgali içerden yapmayı planlayan ihaneti engelleyemeyenler, kandıkları yalanların etkisi ile o hainlere fırsat vererek yeni acılara sebep olanlar’ kadar açık, net... Yani dünküler savaş, şimdiki ihanet...

*

Tek ümidimiz kandırılmış yöneticilerimiz ve milletimiz bu yaşananlardan ders alarak, düşmanın doğru gösterdiği yalanları terk edecek ve devletimizin kuruluş ilkelerini anlayacak. Düşmanın beklediği yıkma, bölme işinden vazgeçecek, hatasından dönecek. Kusurları düzeltip, iyileştirecek ve devletimizi güçlendirecek.

*

Pazartesi günü devam edelim inşallah.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.