1. YAZARLAR

  2. Osman Avanoğlu

  3. Zümrüdü Anka Efsanesi-1
Osman Avanoğlu

Osman Avanoğlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Zümrüdü Anka Efsanesi-1

A+A-

İnanışa göre Zümrüdü Anka yeniden dirilişi ve var oluşu simgelemektedir. Bu yönüyle hem efsanevi hem de son derece gizemli bir varlık olma özelliğini barındırır. Zümrüdü Anka ayrıca kuşların babası ve lideri olarak tanımlanır.

Zümrüdü Anka efsanesi pek çok masal, hikâye ve birçok sanat eserine konu olmuştur.

Zümrüdü Anka, diğer adıyla Simurg, ilk olarak Pers mitolojisinde ortaya çıktı. Farsça’da si otuz, murg kuş demektir. Tuğrul Kuşu diye de adlandırılan bu kuş daha sonra pek çok kültüre yayılarak efsanelerde yer aldı.

***

Efsanelere göre Anka Kuşu Kaf Dağı’nın tepesinde Bilgi Ağacı’nda direkleri abanoz, sandal ve öd ağacından yapılmış köşke benzer bir yuvada yaşarmış. Her şeyi bilirmiş ve bu yüzden kuşlar ona ne danışırlarsa çözüme kavuşturacağına inanırlarmış.

Aynı zamanda Zümrüdü Anka ne zaman öleceğini de bilirmiş. Öleceğini anladığı an ağacın kuru dallarıyla kendine bir kafes örer dışını da ne olduğu bilinmeyen bir sıvıyla kaplarmış. Daha sonra kafesin içerisine girerek Güneş’in kavurucu ateşiyle alev almayı beklermiş. Tamamen küle dönüşene kadar yanar sonra tekrar küllerinden doğarmış. Bu nedenle çok uzun ömürlü bir kuş olduğunu, onu gerçek hayatta görenlerin mutluluğa ulaşacaklarını söylerlermiş.

***

Efsane özetle şöyledir:

Günlerden bir gün kuşların başına çözümü olmayan bir dert gelmiş. Kuşlar ne kadar düşünürlerse düşünsünler bir türlü kurtuluşu bulamıyorlarmış. Bu nedenle Anka Kuşu’na danışmaya karar vermişler. Ancak kuşlardan hiçbiri bu zamana kadar Anka Kuşu’nu görmemiş. Bu da akıllarında onun aslında hiç var olmadığı fikrini doğuruyormuş. Günlerce Anka Kuşu’nun gelip kendilerini kurtarmalarını beklemişler. Tam pes etmek üzereyken ülkenin birinde Anka Kuşu’nun kanadından bir tüy bulmuşlar. Bu işaret bir anda bütün kuşların umudu olmuş. Hep birlikte Kaf Dağı’nın zirvelerine giderek Anka Kuşu’nu bulmaya karar vermişler.

Ancak yolculuk onlar için zorlu bir süreç olacaktı. Çünkü dağa ulaşmak için yedi vadiden geçmeleri gerekiyordu.

1- Nefis Vadisi

Bu vadi uçsuz bucaksız güzelliklerle dolu, dert ve tasanın olmadığı, bütün isteklerin gerçekleştiği bir yerdi.

Mekânın büyüsüne kapılan bazı kuşlar onca yolu gitmenin getireceği yorgunluğu düşünmüşler. Bütün güzelliklere kolay yoldan ulaşmanın hayaliyle amaçlarından vazgeçerek burada kalmışlar.

2- Aşk Vadisi

Yola devam edenler sisten göz gözü görmeyen bir vadiye ulaşmışlar. Bu yüzden dağı, taşı, tepeyi farklı görmeye başlamışlar. Ağaçlar kuğuya, yollar sülüne dönüşmüş kalplerine söz geçiremez olmuşlar. Kuşların bir kısmı da burada kalmayı tercih etmiş diğerleri bu vadiden de ayrılmışlar.

3- Cehalet Vadisi

Yolculuk devam ediyordu ve bu sefer de cehalet vadisine gelmişler. Artık yorulmaya da başlamışlar. Bir kısmı; “Ne gerek vardı bunca yolu bir hiç uğruna gitmeye. Boş veririz her şeyi olur biter” demişler. Akıllarında yer kaplayacak diye hiçbir şey düşünmüyorlarmış. Sonra düşünmedikçe hafiflediklerinin farkına varmışlar. Daha çok hafiflemek için düşünmeyi reddetmişler ta ki akıllarındaki her şeyi unutana kadar.

Bir grup bunlara uymayarak yola devam etmişler.

Yarın devam edeceğiz…osman-avanoglu-1.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.