Konya'da 1000 yıllık sır açığa çıktı! Artık koruma altında
Meram'daki antik Listra kentinde yürütülen kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan iki parçalı bronz haç, titiz bir restorasyon sürecinin ardından koruma altına alındı
Konya’nın Meram ilçesinde bulunan ve tarihi geçmişiyle dikkat çeken antik Listra (Lystra) kentindeki arkeolojik kazılarda elde edilen önemli bir eser daha güvenceye alındı. Kazı alanında bulunan iki parçalı bronz haç, alanında uzman restoratör tarafından temizlenerek konservasyon işlemleri tamamlandı ve uzun vadeli korunması sağlandı.
Bu bağlamda Kültür ve Turizm Bakanlığının izni, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ), Konya Büyükşehir Belediyesi ile Meram Belediyesinin desteğiyle Hatunsaray ve Botsa mahalleleri sınırlarında yer alan Listra Antik Kenti'ndeki kazı çalışmaları devam ediyor.
Kazı başkanlığını NEÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu'nun yürüttüğü Listra Antik Kenti, Hristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynadığına inanılan Aziz Pavlus'un ziyaret ettiği yerlerden biri olarak biliniyor.
Kazılarda kilise alanındaki mezarlarda haçlar ve çeşitli takıların olduğu metal buluntulara ulaşıldı.
Bunlar arasında Hristiyanlık tarihi açısından önemli ve nadir rastlanan, 9. ila 11. yüzyılları arasına tarihlendirilen bronz röliker (kutsal sayılan emanetlerin saklandığı dinsel obje) haç, kazı ekibini heyecanlandırdı.
Arkeoloji Müzesi'nde titizlikle yürütülen ve cerrahi hassasiyetle yapılan restore çalışmasında üzerinde geometrik motiflerin yer aldığı iki parçalı haç korumaya alındı.
Bronzdan haç, açılmayacak şekilde mühürlenmiş
Kazı Başkanı NEÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu, kazı ekibinde görevli restoratörle eserlerde temizlik çalışması yürüttüklerini söyledi.
İki yıldır süren kazıda önemli buluntulara ulaştıklarını anlatan Mimiroğlu, şöyle konuştu:
"Sürpriz eserler ortaya çıkıyor. Önemli bir eserimiz şu anda temizleniyor. Bir röliker haç. Kazı alanında açılmamış şekilde tespit etmiştik. Mühürlendiği için esere zarar vermemek adına açamıyoruz. Yüzyılların getirdiği bozulmayı temizleyerek eserin gelecek kuşaklara net şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Genellikle rölikerler kazılarda kırık, açılmış ya da tek parça halinde ele geçer. Listra kazılarında birden fazla röliker bulduk ancak bunların tamamına yakını kırık haldeydi. Bu eser ise ilk yapıldığı dönemde mühürlenmiş ve kapatılmış şekilde bulunmasıyla bizi heyecanlandırdı."
İçinden herhangi bir malzeme çıkmadı
Mimiroğlu, eserin perçinleme yöntemiyle kalıcı olarak mühürlendiğini, bu durumun dönemin kullanım anlayışına da ışık tuttuğunu ifade etti.
Rölikerlerin azizlere ya da kutsal kabul edilen nesnelere ait kalıntıları muhafaza eden kaplar olduğuna değinen Mimiroğlu, bazılarının ise kolye gibi boyunda taşındığını dile getirdi.
Mimiroğlu, kazıda ortaya çıkarılan röliker haçta ise insan figürüne rastlanmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bu röliker de boyunda bir kolye gibi taşınabilen bir haç. Geometrik motiflerle yapılmış basit bir süsleme çıktı. Açılmamakla beraber aralıktan baktığımızda içinde bir bulgu malzemesi görmedik. Üstünde kefen parçası kumaş vardı ancak iki kapağı açıldığında belli olur. Burada gördüğümüz o perçinlemede açılıp kapanacak mekanizma olmadığını ve mühürlendiğini anlıyoruz."
Bakmadan Geçme


