Konya ekonomisi için kritik uyarı! Hukuki altyapı şart

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün, yargı süreçlerindeki aksaklıkların ihracat artışı ve işletmelerin birleşerek büyümesinin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu vurguladı.

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün, Genç MÜSİAD Konya Şubesi’nin davetlisi olarak, kitabı “Bozkır’dan dünyaya: Avukat olmak”ın adını taşıyan programda konuştu. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Konya Şubesi konferans salonunda gençlere seslenen Av. Mehmet Gün, Konya’nın Bozkır ilçesinin Dikilitaş yaylasındaki Dere köyünde başlayan hayatının, bir avukat olarak dünya çapında faaliyet gösteren kurumsal bir hukuk bürosu kurucusu olmaya evrilen hikayesinden örnekler verdi. Daha İyi Yargı Derneği’nin faaliyetleri ile kaliteli yargı hizmetleri sayesinde hukukun bir ülkede refah ve zenginlik yaratabileceğini anlattıklarını belirten Av. Mehmet Gün şunları söyledi:

“Örneğin, Konya iş dünyasının dünya çapında rekabet gücüne kavuşması, halen 3 milyar dolar civarında olan Konya ihracatının dört-beş katına çıkması, yönetimi ikinci nesile geçen işletmelerde profesyonel, hesapverir ve kurumlaşmış yönetimlerin oluşmasına, kendi başlarına küçük olan işletmelerin birleşerek daha güçlü hale gelmesine, bir yandan israf edilen kaynaklardan tasarruf ederken diğer yanden güçlenen sermaye, ar-ge ve sair kaynaklarla sektörlerinde fark yaratır hale gelmelerine bağlıdır. Bu gelişmenin önündeki en büyük engeli ise işletmeleri, küçük aile işletmeleri olarak kalmaya zorlayan hukuki şartlardır.”

Yargının zimmet, emniyeti suistimal ve benzeri beyaz yaka suçlarına gerektiği hızla eğilemediğini, çoğu yargılamada “zavallı, şeytana uymuş bir kere, affedelim kurtulsun” anlayışının egemen olması nedeni ile bu suçlarla mücadele edilmediği izlenimi doğduğunu, bu nedenle de işletmelerin profesyonel ve kurumsal yönetim yerine kişisel ve aile yönetimini tercih ettiklerini anlatan Av. Mehmet Gün şu değerlendirmede bulundu:

“Ortaklıklarda çıkması doğal olan uyuşmazlık davalarında mahkemeler, bunlara etkin olarak el koyup bozulan dayanışma ruhunu yeniden tesis etmek yerine, zamana yayılan yargılamalarla uyuşmazlıkların daha da artmasına neden olmaktadır. Bu da birbirleri ile dost olan işletme sahiplerinin bile işletmelerini birleştirmesini ve bu yolla güçlenmelerini engellemektedir. Sonuçta işletmelerimizin bodur kalması kaçınılmaz olmaktadır. Türkiye'deki 4 milyona yakın ticari ve sınai işletmenin %99,8'inin küçük ve orta boy işletme (KOBİ) büyüklüğünde olması ve kişibaşı katma değer üretiminin yıllık ortalama 20 bin dolar seviyesini geçememesi de bu durumun sonucudur. İşletmelerimizin uluslararası rekabet gücü kazanması için hukukun üstünlüğü seviyesinin uluslararası standartlara çıkarılması, yolsuzluğun ve kayıtdışılığın tam olarak önlenmesi ve bütün işletmelerin eşit şartlarda rekabet etmesi şarttır. İş yapma ortamının sağlıklı ve hukukun üstünlüğünün hâkim hale getirilmesi halinde, işletmelerimizin toplam 9,9 trilyon lira tutarındaki katma değer üretimi kolaylıkla 41 trilyon lira civarına çıkabilecek, böylelikle refahımız dört katına yükselecektir.”
 

Bakmadan Geçme