- Haberler
- Konya Haber
- Konyalı ilahiyatçıdan ünlülere zehir zemberek sözler!
Konyalı ilahiyatçıdan ünlülere zehir zemberek sözler!
Son dönemde uyuşturucu madde kullanımı ve bulundurma iddiasıyla gündeme gelen ünlü isimler toplumda tartışma yaratırken, Konyalı İlahiyatçı Emekli Müftü Mehmet Emin Parlaktürk, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.Ünlülerin gençler üzerindeki etkis
Son dönemde uyuşturucu madde kullanımı ve bulundurma iddiasıyla gündeme gelen ünlü isimler toplumda tartışma yaratırken, Konyalı İlahiyatçı Emekli Müftü Mehmet Emin Parlaktürk, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ünlülerin gençler üzerindeki etkisine ve toplumun ahlaki değerlerine yönelik tehditlere dikkat çeken Parlaktürk, “Gençlere güvenilir, milli ve manevi değerlere uygun modeller sunulmadığı için yanlış örnekleri benimsiyorlar” dedi. Ayrıca Parlaktürk, son zamanlarda belli kesimler tarafından sıkça eleştirilen ve geçtiğimiz haftalarda Konya'daki konseri iptal edilen Manifest Müzik Grubu hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
“Uyuşturucu sadece bireyi değil, toplumu da zehirliyor”
Uyuşturucu maddelerin insan sağlığına ve toplum yapısına verdiği zararlardan bahseden Parlaktürk, esrar, eroin, kokain, ekstazi, bali gibi maddelerin hem dini hem de hukuki açıdan kesinlikle yasak olduğunu belirtti. Parlaktürk, “Bu tür maddeler insanın hem bedenine hem ruhuna zarar verir. Kanunen yasak olmasına rağmen, bazı kişiler yasağı delmek için toplumda tanınan, güven duyulan isimleri kullanıyor. Film artistleri, oyuncular, müzisyenler ya da ses sanatçıları gibi meşhur kişiler, kamuoyunda ‘bu insanlar böyle şeyler yapmaz’ düşüncesiyle koruma zırhı kazanıyor. Kötü niyetli insanlar da bu algıyı fırsat bilerek uyuşturucu ticaretini onların üzerinden yürütmeye çalışıyor.” şeklinde konuştu. Parlaktürk, bazı ünlülerin bu sürecin farkında olmadan bir şekilde bu ticarete alet edildiğini dile getirerek, “Bu kişilere belli bir kazanç sağlandığı için ne yazık ki para hırsı, ahlaki sınırların önüne geçiyor. İnsan zafiyet taşıyan bir varlık. Kimi zaman kazandığı parayla yetinmeyip, bu tür yasadışı işlere bulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.
“Ünlüler gençler için idol haline geliyor”
Parlaktürk, özellikle gençlerin ergenlik döneminde örnek arayışında olduklarını vurgulayarak, “Gençler bir idol arıyor. Bu doğaldır. Ancak medya, eğitim sistemi ve kültürel kurumlar onlara doğru rol modeller sunamayınca, bu boşluğu popüler ama yanlış örnekler dolduruyor. Böylece gençler, bir ünlünün her davranışını doğruymuş gibi algılıyor. Ne yazık ki bu da onları zararlı alışkanlıklara, hatta uyuşturucuya yöneltebiliyor.” diye söyledi. Parlaktürk, toplumun gençlere doğru modeller sunmakta geciktiğini belirterek, “Bizim tarihimiz, dinimiz, kültürümüz, edebiyatımız o kadar çok örnek şahsiyetle dolu ki... Ancak bunları gençlerimize doğru kanallar aracılığıyla anlatamıyoruz. Basın, televizyon, film, dizi, hatta eğitim müfredatı yoluyla bu modelleri tanıtmalıyız. Biz tanıtmayınca, o boşluğu başkaları dolduruyor” diye yakındı.
Konya'da Manifest konseri iptaline destek: “Toplumun hassasiyetine saygı duyulmalı”
Parlaktürk, son günlerde sahne performansları ve davranışları nedeniyle tepkilere yol açan bazı müzik gruplarına da değindi. Özellikle Konya’da vatandaşların tepkisi üzerine iptal edilen Manifest konseri hakkında konuşan Parlaktürk, toplumsal tepkinin son derece haklı olduğunu ifade ederek, “Eğer bir müzik grubu bizim milli geleneklerimize, dini inançlarımıza ve kültürümüze uygun eserler üretiyorsa başımızın tacıdır. Türk musikisi dünyadaki birçok müzik türünden daha derin, daha kaliteli ve daha duyguludur.
Ancak sahnede ahlaka aykırı davranışlar sergileyen, gençlerin düşüncelerini olumsuz etkileyen, toplumun değerlerini hiçe sayan performanslar olursa buna elbette karşı çıkmak gerekir.” diye konuştu. Parlaktürk, Batı müziğini tamamen reddetmediğini de belirterek şunları aktardı: “Batı müziği içinde de son derece dürüst, sanatına saygılı insanlar var. Ancak ahlaksızlık baskın hale geldiğinde, bizim gençlerimize kötü örnek oluyor. Bu nedenle halkımızın tepkisi çok haklıdır. Halkımız bu tür etkinlikleri istemiyorsa, buna saygı duyulmalı.”
“Devlet, halkın hassasiyetini önceden görmeli”
Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere devlet kurumlarının bu konuda daha duyarlı davranması gerektiğini söyleyen Parlaktürk, kültür politikalarına yönelik uyarılarda bulundu. Parlaktürk, “Her faaliyetin bir sınırı vardır. Sanat da kültür de sınırsız olamaz. Devlet, halkın karşı çıkacağı etkinliklere önceden tedbir almalı. Çünkü sınırsız serbestlik, halkla sanatçı arasında çatışma doğurur. Devletin görevi bu çizgiyi belirlemek, kültür ve inanç değerlerimizle uyumlu bir çerçeve sunmaktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ismi bile bu sorumluluğu gösteriyor. Hem kültürümüzü koruyacak hem de sanatın doğru şekilde gelişmesini sağlayacak düzenlemeleri yapmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
“Gençlerimize doğru örnekleri sunmak hepimizin görevi”
Röportajın sonunda gençlere ve topluma yönelik bir çağrıda bulunan Emekli Müftü Mehmet Emin Parlaktürk, sözlerini şu cümlelerle tamamladı: “Gençlerimizin ahlakını, düşüncesini, kimliğini bozacak her türlü faaliyete karşı durmalıyız. Bizim tarihimizde, kültürümüzde, dinimizde öyle güzel örnek şahsiyetler var ki… Onları anlatmak, sevdirmek, tanıtmak hepimizin görevi. Eğer bunu yaparsak, hiçbir genç yanlış yola sapmaz. Her biri hem kendine hem topluma faydalı bireyler olur.”
Bakmadan Geçme

