- Haberler
- Konyaspor
- Konyaspor'un golcüsü Umut Nayir ile özel röportaj! Trabzonspor görüşmeleri, ilk devre performansı ve Milli Takım süreci...
Konyaspor'un golcüsü Umut Nayir ile özel röportaj! Trabzonspor görüşmeleri, ilk devre performansı ve Milli Takım süreci...
Konyaspor'un deneyimli forveti Umut Nayir, Antalya kampında Konya'nın Sesi Spor Müdürü Halil Yılmazer'in sorularını yanıtladı.
Konyaspor’un deneyimli forveti Umut Nayir, Antalya kampında Konya’nın Sesi Spor Müdürü Halil Yılmazer’in sorularını yanıtladı. Umut Nayir; bu sezonki performansı, ikinci devre planları, Trabzonspor’un kendisine olan ilgisi, A Milli Takım’a daveti, futbolculuk kariyeri sonrası hedefleri ve daha birçok konu hakkında açıklamalar yaptı.
RÖPORTAJ: HALİL YILMAZER
Konyaspor’un deneyimli forveti Umut Nayir, Antalya kampında Konya’nın Sesi Spor Müdürü Halil Yılmazer’in sorularını yanıtladı.
Kamp dönemi nasıl geçiyor ikinci yarı için Konyaspor’un hedefi neler olacak?
Umut Nayir; Sezonun başlangıcı ve ilk yarıyı bitirdiğimiz noktaya bakarsak biraz hayaller – hayatlar gibi bir durum var. Elimizde olmayan sebepler, kaybettiğimiz oyuncu arkadaşlarımız hem nitelik hem nicelik olarak yaşadığımız sıkıntılar bi bahane olmasa da işin realitisinde bizi etkiledi. Uzun süredir böyle bi devre arası kampı yaşamıyorduk. Bi yandan özlemişiz, bi yandan da kampın yoruculuğu yeniden bize kenndini hatırlattı. Yoğun bi kamp dönemi geçiyor. Fiziksel yüklemelerin yanında hocanın kendi taktiksel yaklaşımını aktarabilmesi adına hem yeni gelen arkadaşların erken aramıza katılması bizim avantajımıza oldu. Çağdaş hoca geldiğinden beri taktiksel anlamda adaptasyon sorunu yaşamıyoruz ama işin gerçeği antrenmanı maça getirme noktasında problem yaşıyoruz. Sonuçlandırma, kurduğumuz oyun planlarını sahaya akatarmada, rakibin verdiği cevaba bazen kırılganlık göstermemede bazen sıkıntılar yaşadık. Süreçin getirdiği de bi durum oldu çünkü sonuçları alamamak, hoca değişikliği o skorların gelmemesi oyuncularda gerginlik oluşturabiliyor. İstediklerini yapma noktasında da zorlaştırabiliyor bizi. Temennim ikinci yarı yıldan; Yeni yılla beraber antrenmanda yapaildiğimiz şeyleri sahaya daha iyi getirebilmek. Hocanın taktiksel yaklaşımı sahaya yansıtabilmek. İyi oyun süremizi yaymaya çalışacağız.
Bu sezon için Türkiye kupası da bir hedef olabilir mi Konyaspor için?
Kupa formatı her sene değişiyor ama önemsiyorum. Özellikle Konya’nın kültüründe de kupada tarihinde belli başarılar olduğu geçen sene yarı final yaptık. Bi limit koymanın anlamı yok biz her zaman hangi kulvardaysak en iyisini başarmak için. Bence kötü bi kura çekmedik, hatta geçen sene bizim grup zordu, oradan çıkabilmemiz büyük işti. Burada lider çıkma potansiyelimiz daha fazla. İlk maçta Antalya’yı kazanabilmemiz kağıt üstünde iyi bi başlangıç. Antalya o torbadan Süper Lig takımı olarak karşımıza çıktı. 1.tura takımı olarak Eyüp ile oynyacağız. Onların durumu ne olacak soru işareti. Şu an en önemli durum Bodrum’u kazanabilmek. Aldığın puanların tam karşılığı son anda gördüğün için bizim hedefimiz maksimuma ulaşmak. Kupa, Konyaspor için hep hedef, yine hedef olabilir. Hem lig hem kupa ikisini beraber götürmek lazım. Çağdaş hoca söyledi geçen gün 8 yeni transferimiz var diye. Cidden öyle hissediyoruz. Birçok arkadaşımız uzun bi süre aramızdan uzak kaldı. Hem rekabet ortamı artacak hem iştah artacak. Bunun başarıya doğrudan yansıyacağını umut ediyorum.
Kariyerinin iyi dönemlerinden birini geçiriyorsun şu an kendini nasıl hissediyorsun?
Tabii güzel bi dönem geçiriyorum ama çok daha iyisi olabilirdi. Her maçı kendi kafamda daha fazla yaşadığımda daha fazlasını da yapabilirdim. Bence bi oyuncunun da kendisini geliştirmesi noktasında kendisinden de talepkar olması gerekiyor. Hayata bakışım da öyle, hep daha fazlası olabilir diye bakıyorum. Mutluyum, bulunduğum noktadan ama daha iyisi olabilir. Konyaspor adına da daha iyi işler yapıp onlara hizmet edebilirim. Takımımın daha iyi işler çıkartması içinn farklı noktalarda yardım edebilirim. Bunları da maçlardan sonra hocalarla değerlendiriyoruz. Fena bi dönem geçmedi inşallah ikinci yarıda ‘abi ilk yarı değil de ikinci yarı daha iyi dediğimiz’ bi röportaj yaparız inşallah seninle.
Maç sonralarında oyun ve taktik anlamda açıklamalar yapıyorsun bu da çok beğeniliyor. Hemen maç sonunda o analizleri nasıl yapabiliyorsun sıcağı sıcağına?
Meslek dışında futbolcu olmanın dışında futbolun kendisini seviyorum. Üzerine düşünmeyi, futbolun matematiğini. Gelişen formasyonlar, oyuna bakışı.. Bu kafa yorduğum bi durum. Özellikle son döenmde çalıştığım hocalarım da bu noktada hem bana katkı sunan hem üzerine yeni düşünceler katmamı sağlayan hocalar. Onlarla tartışırken de kafa yorarken de keyif alıyorum. Maçın içinde de belki tecrübenin getirdiği bir şey olabilir. Maçın anlarını okumaya çalışıyorum çünkü biraz daha santrafor olduğun zaman özelikle top senden uzakta oyun kurulumunda rakip nasıl basıyor, hangi bölgede baskıya gelmiş. Neresinde boşluk var, oyunu daha iyi nereden kurailiriz biraz daha bu aksiyonları arkadan rahat gördüğüm için sonunda tahlil ediyorum ve söylüyorum. Bazen maçın içindeki ruh halimle ‘oyuna yakındık veya kötü oyandık dediğim’ noktada bir sonraki gün izlediğimde tam tersi de düşünebiliyorum. Anlık yapılan teşhisler yanlış da olabilir ama işin özüne bakarsak seviyorum. Oyunun matematiği üzerine düşünnmek beni yormadığı içinde kendimce çıkarımlar yapıyorum.
Kariyerinin sonrasında bir teknik direktörlük hedefi var mı?
Esasında öyle bi hayalim yok. Aslında aritmetiği ve olayları seviyorum. Çevremde arkadaşlarım ve hocalarımda bu işi iyi yapaileceğimi düşünüyor ama belki insanların yanıldığı hatta bazen yorumcuların kolaylıkla söyleyebildiği şeylerin sahada uygulanmamasının sebebi de aslında sadece aritmetiği ve teoriği bilmek önemli değil. Bi insan yönetimi gerekiyor. Anlık kararlar almak gerekiyor ya da maçın akışında hazırladığın planın dışında değişen durumlara karşı ani bi karşılık verebilmen orayı okuyabilmen gerekiyor. Duygu durumunu kontrol edebilmen, sadece futbolu bilmekle olabilecek şey değil. Bilmek çok önemli, onu aktarabilmek ve çalıştırabilmek çok önemli. Bi çok dinamiği var. En önemlisi benim gibi 25 tane daha oyunuya bi şekilde olayları aktarabilmen lazım. Duygusal bi bağ kuruyorsun. Kırılan, üzülen veya sana karşı saygısızlık yapabilenler olabiliyor. Bi çok şey var. Şu anki psikolojimde bu kadar insanı yönetebileceğime dair bi inancım yok. Hocalık kısmı değilde biraz daha hem işin akademik kısmında olduğum için yapılanma kısmı, belki bi sportif direktörlük doğru yapılanma içinnde. Kulübün temelden yukarı doğru yapılanmasında fayda sağlayailecek bir şey. İlk etapta hocalık ile ilgili büyük bir şey yok.
Hukuk Fakültesi mezunusun ve yüksek lisansa da başladın. Orada nasıl bir hedefin var bunla ilgili neler söylersin?
Tezsiz Yüksek Lisansa başlattım Spor Hukuğu üzerine. İlk dönemdeki dersleri verdim, sonra Jan’ın doğumundan sonra ikinci döneme devam edemedim. Birkaç sınavı verdim ama final sınavlarına giremedim. Online olduğu için gidip gelmem gerekmiyor. Hem takımın periyoru çıkmaza girmiştik, hem çocuğun doğumu derken o süreç aksadı. Aktif oyarken sporun farklı dinamiklerinden hem network olur hem birkaç insanla tanışırım diye düşündüm. Günün sonunda tamamlayamadık ama devam ediyorum.
Futbolcu hakları için bir sendika gibi bir projen vardı galiba işin o tarafında neler yapmayı planlıyorsun?
Eğitimim ona hizmet eden bi durum. Spor hukuku içinde birçok boşluk var. Disiplin ile ilgili suçlarda oyuncuların bilgilendirilememesi haklarını bilememesi, kontratlarında bazı durumlardan mağdur olmaları gibi. Çok fazla durumla karşılaşıyoruz. Üst ligdeki oyuncular bi şekilde ismimizi duyurabiliyoruz, haklarımızı daha çok savunailiyoruz. Daha güçlü noktalarda bulunabiliyoruz ama alt ligde birçok arkadaşımız mağdur oluyor. Bir anda kurallar değişiyor, kontenjanlar değişiyor. Bi anda futbolu bırakmak zorunda olan arkadaşlarımız oldu. 1 sene futbol oynayıp parasını alamayıp işte kontratını fesih edip başka takıma bedava oynamış gibi giden arkadaşlarımız oluyor. Onların haklarını savunailmek adına bi oluşum içine girmek istiyorum. Tek benim yapabileceğim bir şey değil. Değirmenlere karşı savaşan moduna girmek istemiyorum hayalperest olarak. Ülkenin ekonomik durumu ortada ve bu bi gerçek ve Türk oyuncular daha mağdur. Çünkü hem kontrat süreleri hem alacakların zamanında ödenememesi bütün kulüplerin içinnde bulunduğu durumlar. Kulübü dava ettiğinde karşılaştığın bir çok durum var. Onlar adına bi oluşum yapmak istiyorum ama bu da orta – uzun vadeli bir şey. İlk kısımda kendimi yeterince doldurup sonrasında ne yapabilirim diye düşünüyorum. Sendika işi de bizde çok zemine oturmadığı için sendika yapınca şey gibi oluyor ‘sendikalaştık bunlar anarşistler geli bunları almayın’ gibi oyuncuları da mağdur etmek istemem. (gülerek) O yüzden doğru bi yapılanma kurmak için biraz daha zaman beklemek gerekiyor.
Adın Trabzonspor ile fazlaca anıldı hatta anlaştığında yazıldı. Görüşmeler de oldu iki kulüp tarafında ama birinci ağızdan senden dinleyelim süreç nasıl gelişti nasıl ilerledi şu an ne aşamada?
İşi net söylemek gerekirse o taraftan bi ilgi olduğu doğru. Benim burada sözleşmemde son 6 ayım. Oradan bi ilgi oldu, ben üzerime düşen burada Trabzonspor’un tutumu da çok değerliydi çünkü çok fazla transfer süreci var. Tamamen oyuncu tarafıyla ilerletip her şeyi konuşup netleştirip ondan sonra oyucuyu biraz tırnak içinde ‘ayartmış gibi’ tamam, oyuncunun kafası karıştı bize gelmek istiyor, bırakın gibi. Trabzonspor öyle bi tutum da sergilemedi. Hatta Fatih hoca Çağdaş hoca ile görüştü, süreci değerlendiler. Birçok kişi yazdı ama cevap da vermedim sıkıntı çıkmasın diye. Benim yaklaşımım; Konyaspor camiası ülkenin önemli camialarından biri. Bana değer veriyorlar. Hocamızın, yönetimimizin yaklaşımı kulübümüzün şu an içinde bulunduğu durum çok konforlu değiliz. Bu döneme gelen süreçte de bi şekilde katkı verdim. Performans verdim, değer gördüm. O yüzden böyle bi durumda hangi kulüp gelirse gelsin ben gidiyorum, beni bırakın, işte benn gemileri yaktım gibi noktaya gelmem hem yaşım hem görmüş geçirmişliğim ve kulüpteki durumum itiariyle doğru olmazdı. Öyle bi söylemim de olmadı. Trabzonspor’a da söyledim. ‘Benim şu anki durumunda kulubün tasarrufu önemli, kulüple, hocayla görüşün onlardan okey çıkarsa kulübün hem madi hem manevi Umut’u bi değere dönüştürelim başka bi plan çizelim. Ya da başka başka opsiyonlar. Böyle bi durum olsaydı sizinle görüşürüm dedim ama iş benimle görüşme noktasına gelmedi. Trabzonspor ile masada benim kontratımla, yılımla hiçbir şey görüşmedik. Tamamenn kulüpler arasında bi görüşme oldu. Somut son durumda da öyle bi durum yok artık.
Bir taraftan da Konyaspor‘la sözleşmen sezon sonunda sona eriyor burada kalmak gibi bir fikrin de var mı sözleşmeni uzatmak istiyor musun?
Türkiye’de biliyorsun böyle planlar yapmak, büyük şeyler söylemek kolay olmuyor. Hissiyat olarak söylersem yönetimimizden ve hocamızdan değer gördüğümü söyleyebilirim ama 6 ay kaldı, belki 6 sonra konuştuğumuzda başka bi takımın oyuncusu ya da boşta bi oyuncu olabilirim. Dinamikler sürekli değiştiği için şu an ne söylesem kulübü de zora sokmak istemem, söz vermiş de olmayım. Mutluyum, hislerim güzel. Aile olarak da her şey yolunda. Jan büyümeye başladı onlar da burada Konya’da 2-3 hafta kaldılar, benn kampta olunca İstanbul’a gittiler. Geri dönecekler. Adaptasyonla ilgili bi problemimiz yok. Her sene bi değişikliğim olmuştu. Çok şükür ki bu 1.5 sene tamamlayabildim, umuyorum uzun seneler devam ederiz diye konuşmuştuk. Bu biraz daha geleceğin konusu, bulunduğumuz negatif iklimden çıkabilmek takım ve benim hedefim. İşler iyi gitsin, tek derdimiz sonraki kontrat görüşmeleri olsun.
Konya’da maç sonlarında da konuşuyorduk milli takım dönemlerinde özellikle. Teklif almayı bekliyorsundur diye tahmin ediyorum neler söyleyeceksin Mart ayında elemeler var ve önümüzde de olası bir dünya kupası var. Amerika kadrosunda elbette gidersek ki orada olmayı istiyorsundur hiç yetkililerle bir görüşme yapıyor musunuz?
Yakın dönemde Montella hoca ile konuşmadım ama Konyaspor’a gelirken ki hayalim de hep oydu. Dünya Kupası serüveninden önce de Konyaspor’a gelirken hedeflerimden biri de buraya katkı verirken Milli Takım’nda daimi üyelerinden biri olabilmekti. Ilk kampa çağrılmıştım farklı durumlardan dolayı belki dahil olamadım. Hem benim performansımla ilgili, hem hocanın tercihleriyle ilgili. Yakın dönem hem Dünya Kupası hem de eleme süreci elimden gelen her şeyi yapıp orada olmak istiyorum. Sezon başından beri telefon ekranım bile Dünya Kupası. Bütün kendimi o konuyu hatırlatmak adına eşimle, arkadaşlarımla, çevremle konuşurken hep oraya geliyor konu. Yazın Amerika’da olabilme hayalini. Daha garantilemedik. Bi eleme süreci var, umuyorum eleme sürecinde orada olup katkı verebilirim. Dünya Kupası’na giden Milli Takımın ana taşlarından olamadım ama eleme sürecindeki kritik anlarda fayda verebilirim. Sonrasında Dünya Kupası’nda attığım gollerin hayalini kuruyorum. Umuyorum orada olurum. Konyaspor’u, ülkemizi, ailemi, sevenlerimi ve kendimi gururlandırabilirim. İlk yarıda fena olmayan performansı üzerine koymak lazım.
İstanbul’da amatör bir takım da satın aldın ve adını Kuzguncuk olarak değiştirdin.. Kardeşin daha çok ilgileniyor galiba sen ne kadar işin içindesin oradaki hedefleriniz planlarınız nasıl? Profesyonel bir yolculuğa çevrilecek mi bu süreç?
Kuzguncuk FK emekleme adımlarında. Benim hep hayalim olan bi durum. Esasında profesyonel futbolcular için çok iyi bi yatırım aracı olarak görüyorum kulüp alıp onu işletebilmeyi. Ülkenin ekonomik durumundan dolayı biraz o yatırım aracı kısmından çıktı. İşletebilmek, yürütebilmek borçsuz bi kulübü üst liglerden alabilmek kolay değil. Hem tesisi olan hem hem belli bi yapılanması olan kültürü olan kulüpleri zaten.. Sahibi olması ayrı problem. Camiası var, taraftar istemiyor biz satınn alma gibi. Kulübün değerlerine aykırı gibi. Camiasız bi kulüp alsan kulübü inşa etmek o süreci camiayı oluşturabilmek kolay olmuyor. İki boyutu var, avantajı dezavatajı. İstanbul’da tesis yapabilecek, saha olacak.. Amatör kulüplerin sıkıntıları ayrı aynı sahada binnlerce takım maç yapıyor. Türlü türlü sıkıntısı var. Sonraki süreçte kendi prejeksiyonumu çizebilmek adına bu emekleme adımlarını yapıyım, zorluklarını görüyüm, planlamada önüme neler çıkabilir düşünüyüm diye yaptım. Cihat hoca da iyi iş çıkartıyor. Keyif alıyorum sürecin gidişinden. Bire bir ilgilenebiliyorum desem yalan olur. Hem Cihat ile hem yakın arkdaşım Cihan da bu süreçte yatırımcılardan biri. Süreci işleten isimlerden biri. Hem o hem Onur’un orada olması işte bire bir olmasa da çoğu şeye hakimim. İstanbul’da olduğum zaman maçlara gitmeye çalışıyorum ama gittiğim iki maçı da kazanamadık. Üzerimde başkan lanneti gii bir şey taşıyorum. Hemen bir şeyleri aşarmalıyız diye bir baskımız yok. 2-3 ayda kurduk katıldık gibi bir şey oldu. İlk sezonda çıkarsak güzel olur. Süper Amatör’e çıkacağız 4 maçı kazanırsak lige çıkıyoruz. Çıkabilirsek keyifli olur, öyle büyük bi yatırım da yapmadık.
Deniz Türüç ve Berkan Kutlu transferleri için neler söylersin?
Enerjileri güzel. Çalıştıkları başardıkları şampiyonluk görmüş, kazanmaya alışkın ve belli noktalarda bulunmuş arkadaşlarımız. O yüzden kesinlikle bize katkıları olacağını düşünüyorum. Zaten kalitelerini yorumlamak bana düşmez. Hocamızın tanıdığı, bildiği isimler. Türkiye’de başarmışlıkları da var. Avrupa’dan yetişmiş görmüş insanlar. O yüzden de pozitif etkisi olacağını düşünüyorum. Organizasyona adaptasyon ile ilgili elimizden gelen yardımı yapmaya çalışıyoruz. Hocanın istediklerini zaten biliyorlar. Alışma süreci olmayacak onlar içinn direkt adapte oldular zaten.
Taraftara mesajın var mı?
İlk yarı üzdük biraz muhtemelen biraz daha daha fazla üzülmüşlerdir. Sezon başlangıcından ilk yarının sonuna baktığımızda hedeflediğimiz noktada değiliz. Günün sonunda işi başarmak adınna size ihtiyacımız var. Kötü olsak da size ihtiyacımız var ayağa kalmak için. Bazen işler kötü giderken bu sezon Başakşehir maçında 10 kişi kaldığımızda taraftarın desteği ile 11 kişi savunduk ve galibiyet aldık. Onların dokunuşuna ve yardımına ihtiyacımız var. Bizde inşallah sahada daha iyi performanslarla ikinci yarıyı el ele güzel bi performans ile bitirmek istiyoruz.
Bakmadan Geçme
