Küresel iklim diplomasisinde önemli adım! Masada Konya da var

COP31 Başkanı ve Bakan Murat Kurum'un başkanlığında New York'ta SURFF Girişimi başladı. UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da toplantıda bulundu

Küresel iklim diplomasisinin kalbi New York’ta attı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başkanlığında bir araya gelen küresel aktörler, kentlerin iklim krizine adapte olması için kritik bir finansman adımına imza attı. Bu kapsamda COP31 Eylem Gündemi’nin İklim Dirençli Şehirler teması kapsamında 'Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti' SURFF Girişimi başlatıldı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Başkanı Murat Kurum, New York programının 4'üncü gününde Türkevi’nde düzenlenen İklim Dirençli Şehirler: SURFF Girişimi Başlangıç Toplantısı’na katıldı. COP31 Başkanlığı’nın 10 öncelikli teması arasında yer alan Dirençli Şehirler başlığı kapsamında Birleşmiş Milletler Afetlerin Azaltılması Uluslararası Stratejisi (UNDRR), Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (BM-HABİTAT), İLBANK, Uluslararası Belediyeler Birliği (UCLG) iş birliği ile 'Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti' (SURFF) Girişimi başlatıldı. Toplantıda İLBANK Genel Müdürü Eyüp Karahan, UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, Dünya Bankası Grubu Küresel İklim Direktörü söz aldı.

Küresel iklim diplomasisinde önemli adım! Masada Konya da var

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren COP31 Başkanı Kurum, Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansman Mekanizması SURFF’ün amacını ve kapsamını anlattı. COP31 Başkanı Kurum, SURFF Girişimi’nin şehirleri iklim değişikliğinin etkilerinden koruyacak adımları finansmanla buluşturma hedefiyle hayata geçirildiğini, iklim hedefleri ile finansman ve uygulama kapasitesi arasındaki mesafeyi kapatmak için işleyeceğini dile getirdi. COP31 Başkanı Kurum, "SURFF, mevcut fonların yerine geçen yeni bir yapı kurmuyor. Ülkelerin ve şehirlerin ihtiyaçlarını mevcut uluslararası finansman imkanlarıyla buluşturan kolaylaştırıcı bir mekanizma olarak tasarlanıyor. Proje geliştirme ve hazırlık desteğini, teknik uzmanlığı, kapasite geliştirmeyi, finansmana erişimi ve uzun vadeli ortaklıkları aynı çerçevede SURFF içerisinde ele alıyoruz. Planlardan projelere, projelerden finansmana, finansmandan uygulamaya uzanan zinciri güçlendirmek istiyoruz" dedi.

Küresel iklim diplomasisinde önemli adım! Masada Konya da var

“Proje geliştirme kapasitesini şehirlerin doğrudan kullanabileceği araçlara dönüştüreceğiz”

Bakan Kurum, SURFF’ü üç temel sütun üzerine inşa edildiğini belirterek, işleyişi hakkında şunları söyledi: "Birinci sütun, İklime Dirençli Şehirler Ülke Platformu. Ülkelerin iklim hedeflerinin ve Ulusal Katkı Beyanları’nın (NDC) yatırım yapılabilir kentsel proje portföylerine dönüşmesini destekleyeceğiz. İkinci sütun, İklime Dirençli Şehirler Mükemmeliyet Merkezi. Teknik bilgi, uygulama tecrübesi ve proje geliştirme kapasitesini şehirlerin doğrudan kullanabileceği araçlara dönüştüreceğiz. Üçüncü sütun, Uluslararası İklime Dirençli Şehirler Diyaloğu. Ülkeleri, şehirleri, kalkınma bankalarını, finans kuruluşlarını ve teknik ortakları aynı masa etrafında buluşturacağız."

"Akıllı şehir ve uydu kent uygulamalarını deprem bölgesinde hayata geçirdik"

COP31 Başkanı Kurum, Türkiye’nin ‘Asrın İnşa Seferberliği’ kapsamında SURFF uygulamasını başarıyla hayata geçirdiğine dikkat çekerek, "Türkiye bu yaklaşımı yalnızca teorik bir çerçeve üzerinden geliştirmiyor. Biz bunu sahada, çok büyük bir ölçekte uyguladık. 6 Şubat'ta Asrın Felaketi'ni yaşadık. 11 ilimizi ve yaklaşık 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkiledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük yeniden inşa çalışmalarından birini başlattık. İlk temelleri 15’inci günde attık. İlk köy evlerini 45’inci günde teslim ettik. 2 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konutu bitirip oradaki afetzede vatandaşlarımıza teslim ettik. Yerinde dönüşüm programıyla süreci büyüttük ve bugün neredeyse 600 bine yakın konut deprem bölgesinde inşa edilmiştir. Bu büyük çalışmayı yalnızca konut üretimi olarak ele almadık. Yeni yerleşim alanlarını bir bütün olarak sosyal donatılarıyla, yeşil alanlarıyla, ekonomik hayatıyla birlikte planladık. Akıllı şehir ve uydu kent uygulamalarını deprem bölgesinde hayata geçirdik" dedi.

Dirençlilik, güvenli yapılaşma, altyapı, enerji verimliliği ve iklim eyleminin önemi

"Asrın inşasını aynı zamanda iklim politikamızla buluşturduk" diyen COP31 Başkanı Kurum, deprem sonrası inşa edilen konutların neredeyse sıfır enerjili bina yaklaşımına uygun olarak tasarlandığını bu sayede enerji tüketiminde yüzde 39, sera gazı emisyonlarında yüzde 38 azaltım sağlandığını belirterek, "Bu tecrübe bize çok açık bir şey gösterdi. Dirençlilik, güvenli yapılaşma, altyapı, enerji verimliliği ve iklim eylemi aynı şehircilik politikasının birbirini tamamlayan parçalarıdır. Bugün SURFF’e taşımak istediğimiz uygulama tecrübesinin önemli bir kısmı budur" ifadelerini kullandı.

Bakmadan Geçme