- Haberler
- Güncel
- Nafakada ezber bozan karar! Boşananlar ne yapacak? Avukat Ekin, bilinmeyenleri anlattı
Nafakada ezber bozan karar! Boşananlar ne yapacak? Avukat Ekin, bilinmeyenleri anlattı
Boşanan kişileri ilgilendiren yeni bir karar dün duyuruldu. Anayasa Mahkemesi süresiz nafakayı iptal etti. Avukat Gülşah Ekin ise konuyla ilgili bilinmeyenleri aktardı
Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya ilişkin verdiği iptal kararının gerekçesi açıklandı. Kararla beraber kamuoyunda oluşan tartışmalara da açıklık geldi. Konuyla ilgili Konya'nın Sesi'ne özel açıklamalarda bulunan Avukat Gülşah Ekin, kararın yoksulluk nafakasını ortadan kaldırmadığını, Türk Medeni Kanunu’ndaki “süresiz olarak” ibaresinin iptal edildiğini belirterek yeni dönemin ayrıntılarını değerlendirdi.
Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026 tarihli E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verildi. Kararın gerekçesi 30 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. İptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih ise 30 Haziran 2027 olarak belirlendi. Kararın ardından kamuoyunda “süresiz nafaka kaldırıldı”, “artık boşanma sonrası nafaka ödenmeyecek” ve “ömür boyu nafaka sona erdi” şeklinde yorumlar gündeme geldi. Ancak Avukat Gülşah Ekin, kararın bu şekilde değerlendirilmesinin doğru olmadığını söyledi.
“Nafaka kaldırılmadı, sadece ‘süresiz olarak’ ibaresi iptal edildi”
Ekin, AYM kararının yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldırmadığını vurgulayarak, “Anayasa Mahkemesi yoksulluk nafakasını kaldırmadı. İptal edilen, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ‘süresiz olarak’ ibaresidir” dedi. Bu nedenle boşanma sonrasında ekonomik olarak yoksulluğa düşecek eş lehine yoksulluk nafakası talep edilebilmesinin tamamen ortadan kalkmadığını belirten Ekin, asıl değişikliğin nafakanın herhangi bir süre sınırı olmaksızın devam etmesine imkan veren düzenlemede olduğunu ifade etti. Ekin’e göre “ömür boyu nafaka bitti” şeklindeki yorumlar da şu aşamada kesin bir hukuki sonuç olarak değerlendirilemez. Çünkü AYM, nafakanın bundan sonra kaç yıl ödeneceğine ilişkin yeni bir süre belirlemedi.
Nafaka kaç yıl ödenecek?
Kararın ardından en çok merak edilen konuların başında “Nafaka artık kaç yıl ödenecek?” sorusu geliyor. Ancak mevcut karar bu soruya doğrudan bir süre vermiyor. Yeni sistemin hangi esaslara göre uygulanacağı, nafakanın süresinin nasıl belirleneceği ve mevcut nafaka kararlarının yeni düzenlemeden nasıl etkileneceği, yapılacak yasal düzenlemeyle netleşecek. Bu nedenle “nafaka artık 2 yıl, 5 yıl veya 10 yıl ödenecek” şeklindeki kesin yorumların şu aşamada hukuki bir dayanağı bulunmuyor.
Nafaka için kritik tarih
AYM’nin kararındaki en önemli ayrıntılardan biri ise iptal hükmünün hemen yürürlüğe girmeyecek olması. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mevcut hukuki düzenleme uygulanmaya devam edecek. Dolayısıyla hâlihazırda nafaka ödeyen bir kişinin yalnızca AYM kararını gerekçe göstererek ödemeyi kendiliğinden durdurması mümkün değil. Geçmişte verilmiş ve halen uygulanmakta olan nafaka kararları da AYM’nin iptal kararı nedeniyle otomatik olarak sona ermiyor. Özellikle devam eden ve kesinleşmiş nafaka kararlarının yeni sistemden nasıl etkileneceği, hazırlanacak yasal düzenlemedeki geçiş hükümlerine göre şekillenecek.
AYM neden “süresiz” düzenlemeye müdahale etti?
Avukat Gülşah Ekin’e göre kararın temelinde, boşanma sonrasında ekonomik açıdan zor durumda kalan eşin korunması ile nafaka yükümlüsünün üzerindeki mali yük arasında makul bir denge kurulması düşüncesi bulunuyor. Yoksulluk nafakasının temel amacı, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin korunması. Ancak Ekin, farklı evlilik süreleri ve farklı ekonomik koşullara sahip kişilere herhangi bir süre ayrımı yapılmaksızın aynı sistemin uygulanmasının hakkaniyet açısından tartışma yarattığını belirtti. Yeni dönemde asıl tartışmanın nafakanın tamamen kaldırılıp kaldırılmayacağından çok, nafaka süresinin hangi objektif kriterlere göre belirleneceği üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.
Evliliğin süresi tek kriter olmayacak mı?
Ekin, yeni sistem hazırlanırken yalnızca evliliğin süresine bakılmasının yeterli olmayacağı görüşünde. Tarafların yaşı, çalışma imkânları, eğitim durumu, ekonomik ve sosyal koşulları, çocukların bakım yükünün kimde olduğu, evlilik nedeniyle çalışma hayatından uzaklaşılması ve kişinin yeniden ekonomik bağımsızlık kazanabilme ihtimali gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ekin, özellikle kadınların istihdama erişiminin de dikkate alınması gerektiğine işaret etti. Ekin, yalnızca “evlilik kaç yıl sürdü, nafaka da o kadar yıl ödensin” şeklindeki katı bir sistemin bazı durumlarda mağduriyetlere yol açabileceği değerlendirmesinde bulundu. Özellikle uzun yıllar boyunca çocukların ve evin bakımını üstlenerek çalışma hayatından uzaklaşan, ilerleyen yaş nedeniyle yeniden istihdama katılması zorlaşan kişilerin yalnızca evlilik süresine göre değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Bunun karşısında, kısa süreli bir evlilik sonrasında ekonomik bağımsızlığını yeniden kazanabilecek kişilerin durumunun da somut koşullar çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.
Yeni düzenleme nasıl şekillenecek?
AYM’nin kararıyla birlikte gözler şimdi kanun koyucuya çevrildi. Yeni yasal düzenlemede nafakanın süresinin hangi kriterlere göre belirleneceği, mevcut nafaka kararlarının nasıl ele alınacağı ve devam eden davalarda hangi hükümlerin uygulanacağı önem taşıyacak. Avukat Ekin, yeni sistemin yalnızca nafaka yükümlüsünü koruyan bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini belirterek, yoksulluk nafakasının temelinde boşanma sonrası ekonomik açıdan dezavantajlı hale gelen eşin korunması bulunduğunu hatırlattı. Hukuki düzenlemenin iki tarafın da haklarını gözeten bir yapıda olması gerektiğini ifade eden Ekin, tartışmanın “kadın mı haklı, erkek mi haklı?” ekseninden çıkarılarak somut ekonomik koşullar ve hakkaniyet üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Yeni dönemde gözler Meclis’te olacak
AYM’nin kararı, yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldırmıyor. Kararla birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresi iptal edilirken, yeni sistemin nasıl uygulanacağı konusunda kanun koyucunun düzenleme yapması gerekecek. 30 Haziran 2027’ye kadar mevcut sistem uygulanmaya devam edecek. Bu tarihe kadar yapılacak yasal düzenlemenin; nafakanın süresi, belirleme kriterleri ve mevcut kararların geleceği açısından belirleyici olması bekleniyor. Böylece yıllardır kamuoyunda tartışılan “süresiz nafaka” konusunda yeni bir hukuki dönem başlayacak. Ancak bu dönemin sınırlarını, AYM’nin kararından ziyade önümüzdeki süreçte hazırlanacak yeni yasal çerçeve belirleyecek.
Bakmadan Geçme



