- Haberler
- Konya Haber
- Şok Eden Mesnevi Detayı... Mevlana, Yüzyıllar Önce Ruhun Haritasını Çıkarmış!
Şok Eden Mesnevi Detayı... Mevlana, Yüzyıllar Önce Ruhun Haritasını Çıkarmış!
Tıp eğitimiyle başlayan bilimsel yolculuğunu psikoterapi çalışmalarına, oradan da Mesnevi'nin derinliklerine uzanan bir içsel arayışa dönüştüren Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr.
Tıp eğitimiyle başlayan bilimsel yolculuğunu psikoterapi çalışmalarına, oradan da Mesnevi’nin derinliklerine uzanan bir içsel arayışa dönüştüren Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Özdengül, yıllar önce katıldığı Mesnevi okumalarıyla hem kendi yaşamının seyrini değiştiren hem de modern insana ruhsal bir rehberlik sunabilecek yeni bir terapatik çerçeve geliştiren isim olarak karşımıza çıkıyor.
“MESNEVİ’NİN İÇİNE GİRDİKÇE ARKASINDA ÇOK GÜÇLÜ BİR TERAPATİK KURAM OLDUĞUNU FARK ETTİK”
Doç. Dr. Özdengül, psikoterapi alanında eğitimler aldığından bahsederek hipnoz, psikoterapi gibi konularda çalışmalarının olduğunu aktardı. 2000’li yıllarda ise bir grup arkadaşıyla birlikte Mesnevi okumaya başladıklarını anlatan Özdengül, “Bu okumalar haftada bir gün, dört-beş yıl boyunca çok istikrarlı şekilde sürdü. Mesnevi 26 bin beyitlik bir eser; biz yaklaşık 2 bin beyte kadar gelmiştik. O güne kadar Mesnevi’nin içine hiç girmemiştik; ne olduğunu bilmiyorduk. Konyalıların çoğu gibi sadece sema gösterilerinden, türbeye gitmekten ibaret bir bilgimiz vardı. Fakat Mesnevi’nin içine girdikçe arkasında çok güçlü bir terapatik kuram olduğunu fark ettik. Bu benim için çok heyecan vericiydi. Zaten mesleki bir birikimim de olduğu için psikoterapi ve Mesnevi’yi birleştirip bir çerçeve oluşturdum ve bununla ilgili kitaplar yazmaya başladım” şeklinde konuştu.
“YAPTIĞIM ŞEY MEVLANA’NIN DÜŞÜNCELERİNİN VE MESNEVİ’NİN MODERN İNSANA REHBERLİK EDEBİLECEĞİNİ GÖSTERMEK”
Doç. Dr. Özdengül, bu süreci şu şekilde anlatmaya devam etti: “Sonra kitaplarım televizyon programına, ardından podcastlere dönüştü. Pandemi döneminde kendi geliştirdiğim bir grup psikoterapisi modeli ortaya çıktı. 10–15 kişilik gruplarla bir araya gelip önce duygusal paylaşımlar yapıyor, ardından Mesnevi okuyorduk. Sonunda Mevlana’nın dualarından oluşan bir niyaz bölümü ekleniyordu. Bu çalışma altı-yedi şehirde uzun süre devam etti. Ancak şehirler arasında gidip gelmek zor olduğu için daha sonra bunu online devam ettirdik. Online grubumuzla Mesnevi’yi baştan sona bitirdik. Kısacası, yaptığım şey Mevlana’nın düşüncelerinin ve Mesnevi’nin modern insana rehberlik edebileceğini göstermek” diye aktardı.
PSİKOTERAPİ İLE MESNEVİ’NİN BAĞLANTISI NASIL KURULUYOR?
Psikoterapinin, insanın iç çatışmalarının çözülmesi, duygularını düzenleyebilme kapasitesinin gelişmesi gibi süreçleri kapsadığını dile getiren Özdengül, bireysel terapide insanların problemlerini anlattığını ve daha doyumlu, daha anlamlı bir yaşam çerçevesi bulmaya çalıştıklarını söyledi. Özdengül, “Bir insan terapiste gittiğinde genelde hangi sebeplerle gider? Modern çalışmalara göre insanın temel problemleri: Dürtülerinin yerine gelmemesi, vicdan azabı, suçluluk, ayrılık, kayıp, kopma. Mesnevi’ye baktığımızda Mevlana da insanın temel problemini ayrılık olarak tanımlar. Mesnevi’nin ilk beyitlerinde “Dinle neyden, ayrılıklardan şikâyet eder” der. İnsanın dengesini bozan şey ayrılıktır; fizyolojik hastalık da aslında dengenin bozulmasıdır. Bir şeyi kaybetmek, ayrılmak, tehdit altında kalmak insanın iç dengesini bozar. Modern teorisyenler, “Size bir hasta geldiğinde mutlaka bir şeyden ayrılmıştır; onu araştırın” der. Bu bir hayal, bir umut, eşya, şehir, iş, evlilik, ölüm… Her şey olabilir. İnsanın temel problemi kayıptır ve bunun “yası” tutulmalıdır. Yas dediğimiz şey karalar bağlamak değil; yargılanmadan birine derdini anlatabilmektir.
Mevlana da Mesnevi’de ilk 18 beyitte insanın temel derdinin ayrılık olduğunu anlatır. Neyin hikâyesi üzerinden insanın hikâyesini açıklar: Sazlıktaki kamış koparılır, ayrılır, içi boşaltılır, delinir, yakılır. Bir ustanın elinde olgunlaşırsa o güzel nameler çıkar. İnsan da böyle olgunlaşır. İnsan anlaşılmak ister. Ama herkes ihtiyaçları üzerinden ilişki kurduğu için gerçek anlamda anlaşılmak zordur” ifadelerine yer verdi.
"MEVLANA BENİM HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ"
Terapide davranışçı, bilişsel, varoluşçu birçok yöntem olduğunu belirten Özdengül, Mesnevi’de bunların her birinin karşılığının bulunduğuna dikkat çekti. Özdengül, “Bilişsel açıdan olayların yeniden yorumlanmasını sağlar. Davranışsal açıdan kişiye yeni tutumlar kazandırır. Varoluşçu açıdan anlam, özgürlük, yalnızlık, ölüm gibi temel sorulara cevap üretir. Mesnevi, modern tekniklerin parçalı çözümlerini birleştiren bütüncül bir öğreti sunar. Mevlana benim hayatımı değiştirdi. Onu bir başkasıyla tanıştırdığımda onların da hayatının değiştiğini görmem beni sevindiriyor. Şeb-i Arûs’un yaklaşması bir düğün heyecanı gibi hissettiriyor. Zaten “Şeb-i Arûs” düğün gecesi, vuslat demek. Konya’da bu çalışmalar çok yaygın değil. 1925’te tekkeler kapatıldığında 1955’e kadar bu konular konuşulamazdı. Eski dervişler ancak evlerde kendi aralarında sema ederdi. 1950’lerde Amerikalı bir heyetin isteği üzerine eski semazenler toplanıp ilk kez yeniden sema edildi. Sonra yavaş yavaş canlandı. Asıl ilgi 1997–98’den sonra Batı’da artınca biz de yeniden dönüp bakmaya başladık. Oysa Osmanlı medeniyeti Mevlana gibi düşünürlerin temelleri üzerine kurulmuştu. Üstü örtülen bu miras, şimdi yeniden okunmaya başlandı. İnsanlar Mesnevi’yi okudukça derinliğini görüyor, ilgi artıyor” diyerek sözlerine son verdi.
Bakmadan Geçme

