- Haberler
- Konya Haber
- Tahtın ve savaşların ilçesi bugün Konya'nın en küçüklerinden!
Tahtın ve savaşların ilçesi bugün Konya'nın en küçüklerinden!
Günümüzde sakinliğiyle bilinen Konya'nın Halkapınar ilçesi, binlerce yıl öncesinde Anadolu'nun kaderine yön veren merkezlerden biriydi. Bugün, Konya'nın nüfus bakımından en küçük ilçelerinden biri olan Halkapınar, sessiz sokaklarının ardında krallıklara, imparatorluklara ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış köklü bir geçmiş barındırıyor.
Anadolu’nun tarihsel zenginliğiyle öne çıkan şehirlerinden Konya, 31 ilçesiyle farklı dönemlerin izlerini günümüze taşıyor. Bu ilçeler arasında yer alan Halkapınar, sahip olduğu sıra dışı tarihiyle dikkat çekiyor. Bir dönem krallıklara başkentlik yapan ilçe, günümüzde küçük nüfusuna rağmen tarih meraklılarının ilgisini çeken önemli bir yerleşim olarak öne çıkıyor.
Binlerce yıl öncesine uzanan bir ilçe
Halkapınar’ın geçmişi, milattan önce 3000’li yıllara kadar dayanıyor. İlçeye yaklaşık 4 kilometre mesafedeki Aydınkent (İvriz) Mahallesi, Ön Hititler tarafından kurulan ve Anadolu’nun güçlü şehir devletlerinden biri kabul edilen Tuvana Krallığı’nın yönetim merkeziydi. M.Ö. 1200 ile 742 yılları arasında hüküm süren krallıktan geriye kalan en önemli eser ise Kral Warpalavas adına yaptırılan İvriz Kaya Kabartması oldu.
Savaşların gölgesindeki tarih
Tuvana Krallığı’nın tarih sahnesinden çekilmesiyle birlikte bölge, Asur egemenliğine girdi ve uzun yıllar boyunca farklı güçlerin mücadelesine sahne oldu. M.Ö. 64 yılında Roma topraklarına katılan Halkapınar, Roma İmparatorluğu’nun bölünmesiyle Bizans sınırları içerisinde kaldı. Arap-Bizans çekişmelerinin yoğun yaşandığı dönemlerde stratejik önemi artan bölgenin, bazı yıllarda Ereğli ve Halkapınar’dan elde edilen gelirlerinin Beytülmal’a aktarılması kararlaştırıldı. Abbasi Devleti’nin zayıflaması sonrası yeniden Bizans hâkimiyetine geçen Halkapınar, bu dönemde askeri amaçlarla kullanılan önemli bir üs konumuna geldi.
Türk hakimiyetiyle yeni bir dönem
Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu Selçuklularının hâkimiyet alanına giren Halkapınar, 1077 yılında Türk yönetimiyle tanıştı. 13. yüzyılda Karamanoğulları Beyliği’nin egemenliğine giren bölge, 1398 yılında Ereğli ile birlikte Osmanlı topraklarına katıldı. Zaman zaman Memlükler ile Karamanoğulları arasında el değiştiren ilçe, Fatih Sultan Mehmet’in 1468 yılında Konya’yı fethetmesiyle kesin olarak Osmanlı idaresine alındı. Osmanlı döneminde Halkapınar, silahsızlandırılmış özel bir bölge olarak düzenlendi ve yönetimi İstanbul’da bulunan Darüssaade Ağası’na bağlandı.
Cumhuriyetle birlikte idari değişim
Cumhuriyet’in ilanından sonra Halkapınar, Ereğli ilçesine bağlı bir nahiye olarak idari yapısını sürdürdü. 1954 yılında belediye teşkilatının kurulmasıyla kasaba statüsüne kavuşan yerleşim yerinin Zanapa olan adı, 1962 yılında Halkapınar olarak değiştirildi. İlçe kimliğini ise 9 Mayıs 1990 tarihinde çıkarılan yasa ile kazandı. Türklerin bölgeye hâkim olmasından önce yerleşim merkezi, Karayusuflu ile Büyükdoğan köyleri arasında yer alan ve Bizanslılar tarafından kurulan Anari şehriydi. Rivayetlere göre, Anari Kralı genç yaşta hayatını kaybeden kızı adına Zengi adlı bir tapınak yaptırdı. Zaman içerisinde bu isim halk arasında değişerek Zanapa şeklini aldı. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bronz bir sikkede, bir yüzünde genç kız figürü diğer yüzünde ise “Zengi” yazısının yer alması, bu anlatıyı destekleyen önemli bulgular arasında gösteriliyor.
Bakmadan Geçme

