Tüp bebekte yeni dönem! Genetik ayıklama kimlere uygulanıyor?

Tüp bebek tedavisinde embriyonun yalnızca dış görünüşünün değil, genetik yapısının da sağlıklı olması büyük önem taşıyor. Op. Dr. Necati Özçimen, genetik ayıklamalı tüp bebek olarak bilinen PGT yönteminin özellikle kalıtsal hastalık riski taşıyan, ileri anne yaşı bulunan ve tekrarlayan başarısızlık ya da düşük yaşayan çiftler açısından önemine dikkat çekti.

Tüp bebek tedavisinde gebelik başarısını etkileyen en önemli unsurlardan biri, rahme transfer edilecek embriyonun sağlıklı olması. Ancak laboratuvar ortamında mikroskop altında kaliteli ve kusursuz görünen bir embriyonun genetik açıdan tamamen sağlıklı olduğu her zaman söylenemiyor. Bu noktada Preimplantasyon Genetik Test (PGT) yöntemi devreye giriyor.

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Necati Özçimen, genetik ayıklamalı tüp bebek tedavisinin, embriyoların anne rahmine transfer edilmeden önce genetik açıdan değerlendirilmesine olanak sağladığını belirtti.

Embriyoların genetik yapısı inceleniyor

PGT uygulamasında laboratuvar ortamında sperm ve yumurtanın döllenmesiyle oluşan embriyolar, gelişimlerinin yaklaşık 5'inci gününde blastosist aşamasına ulaşıyor. Bu aşamada embriyodan, gelişimine zarar vermeyecek şekilde birkaç hücre alınarak biyopsi işlemi gerçekleştiriliyor.

Alınan hücrelerin genetik laboratuvarında incelenmesiyle kromozom yapısındaki bazı bozukluklar ve belirli kalıtsal hastalıklar açısından değerlendirme yapılabiliyor. Böylece embriyo anne rahmine transfer edilmeden önce genetik özellikleri hakkında daha ayrıntılı bilgi elde edilebiliyor.

Her tüp bebek hastası için gerekli değil

PGT'nin her tüp bebek tedavisi gören çift için zorunlu bir uygulama olmadığını ifade eden Op. Dr. Necati Özçimen, yöntemin özellikle belirli hasta gruplarında önem kazandığını belirtti.

Genetik hastalık taşıyıcısı olan çiftlerde, ailede bulunan belirli bir kalıtsal hastalığın embriyoya aktarılma riskinin azaltılması amacıyla PGT uygulanabiliyor. Bunun yanı sıra ileri anne yaşı, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları ve tekrarlayan gebelik kayıpları gibi durumlarda da embriyoların genetik açıdan değerlendirilmesi gündeme gelebiliyor.

Özellikle SMA, kistik fibrozis ve talasemi gibi bilinen kalıtsal hastalıkların bulunduğu ailelerde, hastalığa neden olan genetik değişikliğin embriyolara aktarılma riskini azaltmak amacıyla genetik testlerden yararlanılabiliyor.

Amaç sağlıklı embriyoyu belirlemek

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı veya gebelik kaybı yaşayan çiftlerde de embriyolardaki genetik ve kromozomal sorunlar olası nedenler arasında değerlendirilebiliyor. PGT, uygun hastalarda transfer edilecek embriyoların seçimine yardımcı olarak tedavi sürecinin daha kontrollü ilerlemesine katkı sağlayabiliyor.

Op. Dr. Necati Özçimen, genetik ayıklamalı tüp bebek uygulamasının temel amacının yalnızca gebelik elde etmek değil, genetik hastalıkların veya kromozomal anomalilerin bulunduğu embriyoların transfer edilme riskini azaltmak ve uygun embriyoyu belirlemek olduğunu vurguladı.

Özçimen, PGT'nin özellikle belirli genetik hastalık riski taşıyan çiftlerde ve uygun görülen diğer hasta gruplarında, tüp bebek tedavisinin önemli bir parçası olabileceğini belirterek, yöntemin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Özel Haber

Bakmadan Geçme