Turgutlu'daki okul saldırısında silah detayı ortaya çıktı! Bakan Çiftçi açıkladı
11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından açıklama yapan Bakan Çiftçi, saldırıda kullanılan silahla ilgili dikkat çeken ayrıntıyı paylaştı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırı ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Manisa'ya gitti. Çiftçi, saldırıya ilişkin açıklama gerçekleştirdi. Çiftçi, saldırıda kullanılan silahın çocuğun dedesinin evinden alındığını ve annesinin üzerine kayıtlı olduğunu söyledi. Bakan Çiftçi saldırının gerçekleştiği okulun birinci sınıf riskli grubunda yer aldığını ifade etti.
Bakan Mustafa Çiftçi'nin açıklamasının tamamı şu şekilde:
"İçişleri Bakanlığı olarak aldığımız okul güvenliğine yönelik tedbirlerimiz var. Mesela biz İçişleri Bakanlığı olarak bütün okulları, okullar açılmadan önce güvenlik riskine göre değerlendiriyoruz. Bu değerlendirme neticesinde okullarımızı birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü dereceden riskli okullar olarak belirliyoruz.
Bunların dışında bu yıl ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla da görüşerek 31 bin tane bahçe görevlisi istihdam ettik. Onlardan dün itibarıyla 23 bin tanesi göreve başladı. Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullardan bir tanesi. Orada bizim bir tane bekçimiz görev yapıyor. Ayrıca okul bahçe görevlisi de okulda, saldırının olduğu anda görevli kendisi. Bunun dışında İçişleri Bakanlığı olarak yine okulun dışında güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz kanalıyla uygulamalarımız devam ediyor. Okulun civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarında, metruk binaları düzenli aralıklarla denetliyoruz. Okulların servis araçlarını da denetliyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız okula güvenle girsinler, okulda huzur içerisinde eğitimlerine devam etsinler ve sağ salim okullarından evlerine dönebilsinler. Ama okul güvenliği sadece fiziki tedbirlerle, polisiye tedbirlerle oluşabilecek bir şey de değil. Bunun için biz 7 bakanlık olarak bir araya geldik. 3 aydır üzerinde çalıştığımız bir protokolümüz de vardı ve dün Millî Eğitim Bakanımızın katılımıyla İçişleri Bakanlığımızda bu protokolü imza altına aldık. Buradaki de muradımız; herhangi bir sızıntı olması durumunda, çocukların eylem yapacaklarına dair bir belirti, bir işaret olduğunda sistemin devreye girmesi ve çocuğun okul idaresi, kolluk görevlileri, Sağlık Bakanlığının görevlileri o hassasiyetle bir an önce tedavisine başlanmasıyla ilgiliydi. Burada Adalet Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, yine Gençlik ve Spor Bakanlığımız, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlığı olarak bir araya geldik ve bir sistem kurduk; özellikle belirti veren, işaret veren çocuklarla ilgili. Ve o da dün itibarıyla valiliklerimize yaptığımız toplantının neticesinde iletilmiş oldu.
"OKUL GÜVENLİĞİ POLİS TEDBİRİNDEN İBARET DEĞİL"
Az önce de ifade ettim; biz okul güvenliğini sadece polisiye tedbirlerden ibaret olarak görmüyoruz. Burada devletin diğer kurumlarına düşen görevler var, sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler var, en başta da ailelere düşen görevler var. Ben dünkü protokol imza töreninde de işaret etmiştim. Aileler çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, eve geldiklerinde çocuklar hangi internet sitelerine giriyorlar, bunları mutlak suretle takip etmeliler, kontrol etmeliler.
ANNESİNİN SİLAHIYMIŞ
Eğer evlerinde silah varsa bunları çocukların ulaşamayacakları, erişemeyecekleri yerlere kaldırmalılar. Bu olayda kullanılan silah annenin üzerine kayıtlı, dedenin evinde. Çocuk oradan alıyor ve bu silahla eylemi gerçekleştiriyor. Demek ki silahları da güvenli yerlere almamız gerekiyor. Bu tamamen ailelerin alacağı tedbirler veya bu anlamda ailelere düşen bir görev. Biz İçişleri Bakanlığı olarak bütün çocukların başına veya bütün ailelere birer polis görevlendiremeyiz. Yani bizim alacağımız fiziki tedbirler bunlardan ibaret. Eğer topyekûn olarak görev yaparsak, hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hâle gelecek ve bu tür hadiseler de yaşanmamış olacak
"243 ÇOCUK TUTUKLANDI"
Şunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum: 14 Nisan'da malumlarınız Maraş'ta bir okul saldırısı gerçekleşmişti. O saldırıdan sonra da biz siber devriyelerimiz vasıtasıyla, istihbarat görevlilerimiz vasıtasıyla 2.419 kişiyi gözaltına aldık. Benzer düşüncede olan, benzer eylem yapabileceğini bir şekilde ihsas eden çocuklarla ilgili, çocuklarla ilgili gözaltı yaptık ve bunlardan 243 tanesi şu anda tutuklanmış durumda.
Bakmadan Geçme