• Haberler
  • Konya Haber
  • Uzmanından kritik uyarı! Her ağrı fıtık değil, her kireçlenme ameliyat gerektirmiyor!

Uzmanından kritik uyarı! Her ağrı fıtık değil, her kireçlenme ameliyat gerektirmiyor!

Kas-iskelet sistemi ve omurga sağlığına ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi uzmanları, toplumda yaygın şekilde doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti. Uzmanlar erken teşhis, doğru muayene ve kişiye özel tedavi yaklaşımının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Kas ve iskelet sisteminin vücudun tamamını etkileyen karmaşık bir yapı olması nedeniyle tedavide farklı branşların iş birliğinin önemine değinildi. Başarı oranını artıran en temel faktörün koordineli çalışma olduğunu belirten Yaman, gerekli durumlarda Beyin ve Sinir Cerrahisi ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümlerinden destek alarak ortak bir konsensüs sağladıklarını ifade etti. Özellikle diğer merkezlerde çözüm bulunamamış veya komplikasyon gelişmiş hastalar için üniversite hastanesi bünyesindeki gelişmiş yoğun bakım ve geniş branş çeşitliliğinin büyük bir avantaj sunduğu kaydedildi.

OMURGA CERRAHİSİNDE KARAR SÜRECİ: MR MI, MUAYENE Mi?

Beyin ve Sinir Cerrahisinde halk arasında en çok merak edilen konulardan biri olan cerrahi müdahale gerekliliği hakkında bilgi veren Doç. Dr. Mustafa Kemal İlik, teşhis sürecinde sadece MR sonuçlarına odaklanmanın yanıltıcı olabileceğini ifade etti. İlik, "Ameliyat kararı verirken hastanın MR görüntüleri kadar fiziksel muayenesi de bizim için hayatidir. Kimi zaman görüntüde küçük görünen bir fıtık cerrahi gerektirebilirken, çok daha büyük görünen bir fıtık cerrahiye ihtiyaç duyulmadan takip edilebilir. Bu nedenle her hastayı kendi klinik tablosuyla değerlendirmek gerekir," dedi.

Uzmanından kritik uyarı! Her ağrı fıtık değil, her kireçlenme ameliyat gerektirmiyor!

BEL VE BOYUN FITIĞINDA "KIRMIZI BAYRAK" BELİRTİLER
Vatandaşların evde kendi durumlarını gözlemlerken dikkat etmesi gereken kritik bulgulara değinen Doç. Dr. İlik; bacaklarda şiddetli ağrı, kuvvet kaybı, uyuşukluk gibi semptomların önemli olduğunu belirtti. Özellikle ileri seviyelerde görülen idrar veya büyük abdest tutamama gibi durumların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmasını gerektiren ciddi sinyaller olduğunu vurguladı. Ayrıca, bel fıtığı şikayetlerinin bazen kalça ve diz problemleriyle karıştırılabildiğini belirterek, doğru teşhis için uzman görüşünün önemini anlattı.

BEYİN KANAMALARINDA İLERİ TEKNOLOJİ VE GİRİŞİMSEL MÜDAHALE
Hastanenin teknolojik altyapısının beyin cerrahisi operasyonlarındaki başarısına değinen İlik, özellikle anjiyo ünitesinin varlığına dikkat çekti. Beyin kanamalarına sebep olan anevrizmaların tedavisinde "koil embolizasyon" gibi ileri teknolojilerin kullanıldığını belirten Doç. Dr. İlik, Radyoloji bölümü ile koordineli çalışarak beyin kanaması vakalarına hızlı ve etkin müdahaleler gerçekleştirdiklerini ifade etti.Uzmanından kritik uyarı! Her ağrı fıtık değil, her kireçlenme ameliyat gerektirmiyor!

NADİR VAKALAR VE MULTİDİSİPLİNER BAŞARI
Kariyeri boyunca birçok komplike vakayı başarıyla yönettiklerini söyleyen Doç. Dr. İlik, yakın zamanda gerçekleştirdikleri "Klippel-Feil Sendromu" operasyonundan örnek verdi. Omurgadaki doğumsal şekil bozukluklarının (kifoz ve skolyoz) tedavisinde ortopedi gibi diğer branşlarla dirsek temasında çalıştıklarını belirten İlik, üniversite hastanesi olmanın getirdiği akademik ve teknolojik imkanların, nadir görülen zorlu vakalarda dahi güvenli cerrahi ortamı sağladığını vurguladı.

STERİLİZASYON VE GÜVENLİ CERRAHİ VURGUSU
Başarılı bir ameliyatın sadece cerrahi teknikle değil, hastanenin genel standartlarıyla da ilgili olduğunu kaydeden Doç. Dr. Mustafa Kemal İlik, "Bir cerrah için en önemli faktörlerden biri sterilizasyon kalitesidir. Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi, sterilizasyon standartları, teknolojik donanımı ve yetişmiş insan kaynağı açısından en üst düzeyde hizmet veren merkezlerden biridir," diyerek modern tıbbın tüm gerekliliklerinin titizlikle uygulandığını belirtti.

AĞRI YÖNETİMİNDE KİŞİYE ÖZEL VE REJENERATİF YAKLAŞIMLAR
Kas-iskelet sistemi ve omurga hastalıklarında en belirleyici şikâyetin ağrı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, modern tıpta ağrı yönetiminin yalnızca semptomları baskılamaya yönelik değil, altta yatan nedeni hedef alan bütüncül ve multidisipliner bir süreç olarak ele alındığını vurguluyor. Bu kapsamda; fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, kişiye özel egzersiz programları ve enjeksiyon tedavilerinin yanı sıra, son yıllarda öne çıkan kök hücre uygulamaları, PRP (Platelet RichPlasma) ve diğer rejeneratif tedaviler ile doku onarımını destekleyen yenilikçi yöntemler de tedavi planına dahil edilebiliyor.Gelişmiş girişimsel ağrı tedavileri (sinir blokları, eklem içi uygulamalar) ile birlikte entegre şekilde planlanan bu yaklaşımlar, hastanın klinik durumu doğrultusunda hekim tarafından değerlendirilerek planlanıp uygun hastalarda cerrahi dışı tedavi seçenekleri de değerlendirilebiliyor.
 

Bakmadan Geçme