گر علم حال فوق قال نبدى
كى بدى اعيان بخارى بنده نساج راح
Ger ilmi hâl fevke kâl nebudi key budi A'yâni Buhârâ Bende-i Nessâci ra.
Hâl ilmi kâl ilminden daha üstün olmasa,
Buhara şehrinin
ileri gelenleri nerden dokumacılık yapan Nessac-ı Ali'nin hizmetçileri olurlardı
Rivayete göre Nakşi silsilesinden dokumacılıkla uğraşan Azizhan lakaplı Ali Ramiteni buharaya girip orada ikamet etmek ister bir iki öğrencisini Buhara'nın emirine gönderir izin ister.
Emir olur buyurun oturun der ama öğrenciler Aziza'nın emri üzerine yazılı belge isterler Emir peki peki diyerek bir kağıt bir kalem ister filan kişi Buhara'da öğrencileriyle oturabilirler diye izin verir ve mühürler.
Kilim ve halı dokuyarak kazandığı parayı fakirlere dağıtarak dergaha çağırır onlarla yüce Allah'ı zikreder sohbet eder vakit geçirir kısa zamanda sevenleri gelenleri müritleri çoğalmıştır.
Hased edenler ve çekemeyenler emir'e şikayet ederler senin tahtın sallantıda çünkü filanin çok adamları oldu bir gün sana inkilab yapabilirler, bunun üzerine Emir derhal Azizan lakaplı Ali Ramiteni ve öğrencileri Buhareyi terk etsin diye emir çıkarır.
Öğrenciler Azizanın isteği uzerine Emirin zamanla imzalayıp mühürlediği belgeyi gösterince Emir mahcup olur ve der ki böyle bir adamın ziyaretine gidilir. Adamlarını, yanındakilerini alıp Azizan'a götürür ve ona intisap ederler.
Hz. Mevlana bu olayı bu beyitle anlatır ve der ki: Allah rızası için hal ilmiyle uğraşan insanları ıslaha ve salaha davet eden niyeti sırf Allah olan ve işini sağlam yapan böyle bir zatın hal ilmi ve Allah'ın indinde kabul edilen bir ameli olmasaydı Buhara'nın ileri gelenleri yani Emir'i ve emir'in yanındakiler hiç gelir Ali Rametinin hizmetinde olurlar mıydı ona mensup olurlar mıydı?
Allah'ım! Bizleri ve bütün mü'minleri yaptıkları işi senin rızan için muhkem ve düzgün yapan kullarından eyle. Amin.