Değerli okurlarımız,
Gazetelerin temel olarak sizlere haber ulaştırmak gibi yasal bir görevi var. Bu ulaştırma şekli takdir ederseniz ki 100 yıl öncesine göre oldukça gelişti ve değişti.
Ancak aramızda tıpkı
Osmanlı’da matbaaya direnenlerin olduğu gibi
davranış sergileyenler var…
Kağıt gazetelerimizde yaptığımız haberler, gece yarısı baskıya girsek bile sizlere en yakın 7-8 saat sonra ulaşıyor. Bırakın 7-8 saati günümüz dünyasında artık haberler 1 saat içinde okunup çöp halini alabiliyor.
Dün, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü
Cavit Erkılınç
Bey çok önemli açıklamalar yaptı, “Basmayayım, satmayayım, fikir işçisi istihdam etmeyeyim, okunmasam da olur, yeter ki devlet bana para aktarsın’ demek, önce bu devletin gerçek sahibi milletimize, sonra görevini layıkıyla yapan sektördeki işletmelere büyük haksızlıktır. Gazetecilik mesleğine karşı yapılmış büyük bir kötülüktür.” Dedi.
Basınımızın bu işe gerçekçi bir çözüm bulması zaruri
dedi…
Isparta, Gaziantep, Zonguldak, Kastamonu ve
Ankara
gibi illerde resmi ilan hakkı olan gazetelerin birleşmek suretiyle sayılarının azalmasından ve niteliklerinin artmasında övgüyle bahsetti.
Değerli okurlar,
Kendi sorunlarımız ile sizleri meşgul etmek istemezdim. Lakin medya maalesef kendi sorunlarını da kamuoyu önünde tartışmadan çözemiyor.
Basın ilan Kurumu nezdinde devlet kurumları açık açık
kağıt gazetelerin dönüşmesi gerektiğini
söylüyor. Bunun için dijital medyaya yapılan yatırımların önü açılıyor. Basılı gazetelerle ilgili olarak nitelik artırıcı hamleler teşvik ediliyor. Lakin 2 yıldır birçok kez toplantı yapmamıza rağmen işin anayasasını yazmamıza rağmen bir arpa boyu yol alamadık.
Konya’da daha nitelikli yayıncılık adına kağıt gazetelerin birleştirme sürecini tamamlayamadık
. Sektör paydaşları çok iyi biliyor birkaç gazete sahibi dışında
bu çabamıza
gönülden destek bulamadık. Herkes kendine göre bir mazeret üretti. Anlayacağınız kendimizi kandırmaya devam ediyoruz.
Diğer şehirlerde gördüğümüz kötü örnekleri yaşayarak meseleyi idrak etmek çok acı olacak!
Halen vakit varken
kendi göbeğimizi kendimiz kesmek
zorundayız.
Kimseye gazetenizi çıkarmayın, basmayın denilmiyor. Hiçbir özgürlük elden alınmıyor. Geldiğimiz noktada
daha güçlü olmak için birlikte olmanın zarureti
nden bahsediliyor.
Suç ya da suçlu aramıyoruz. Lakin ortak bir yol bulmak zorundayız.
Bunu kendimiz için değil okurlara olan saygımızdan ve vicdani olarak yapmak zorundayız.
Saygılarımla…