Mustafa Sağlam

Huzur Sokağı

Mustafa Sağlam

Huzur Sokağı

Bir zamanlar “Toplu iğne bile üretemiyoruz” diye hayıflanırdık. Hatta 1981 yılında Anıtkabir’in bayrak direği ipinin ilk defa ülke içinde üretimi gerçekleştirilince gazeteler “İpi artık biz üretiyoruz” manşetiyle boy boy fotoğraflara yer ayırmıştı. Bugün ise insansız hava araçlarımız, lazer teknolojilerimiz, yerli otomobilimiz var. Gurur verici yatırımlar, alkışlanacak başarılar.
Yiğidi öldür ama hakkını yeme; yapanların, çalışanların ellerine ve yüreklerine sağlık gönülden tebrik ediyoruz.
Ama içimizde bir huzursuzluk var.
Çünkü biz mala, mülke yatırım yapalım derken, huzura yatırım yapmayı unuttuk.
Huzur sanki mazide kaldı, çoktan bavulunu toplayıp gitti bu topraklardan. Dün dağlarda 10-15 şehit veriyorduk, analar ağlıyordu. Bugün şehirlerde her gün 10-15 can birbirinin elinde yitiyor.  
Ahmet Minguzzi olayının şokunu atlatamamışken daha üzerimizden, Atlas Çağlayan olayı ile bir kez daha sarsıldık. Yetmedi mi cellatların elinde yitirilen can. Ne zaman son bulacak anaların yüreğinin sızlaması?
Eskiden halk devletten korkardı. Devletin gücünü elinde tutanlar halka zulmeder, bir toplu iğne bile üretmez, ürettirmez, halkın kıyafetiyle, inancıyla, örfüyle, âdetiyle uğraşırdı. Bugünse devlet elini eteğini çekti; halkın hiçbir işine karışmıyor. Ama bu kez de insanlar birbirine zulmediyor. 
Oysa bütün bu teknolojik ilerlemeler, bütün bu yatırımlar, ne işe yarar huzurumuz yoksa. Ne işe yarar adaletin olmadığı, eğitimin zayıfladığı, güvenin kalmadığı bir yer. Dünyanın en güçlü ordusuna, en gelişmiş teknolojisine sahip olsak bile!
Eğer sokakta çocuklar rahatça oynayamıyorsa, anneler çocuklarını korkuyla büyütüyorsa, biz aslında çok şey kaybettik.
Asıl yatırım yapmamız gereken yer, huzurumuzdu.
 

Yazarın Diğer Yazıları