Psk. Mehmet Aker

Aleksitimi: Duygularını Söylemekte Zorlanmak

Psk. Mehmet Aker

Aleksitimi: Duygularını Söylemekte Zorlanmak

Hepimiz zaman zaman ne hissettiğimizi anlamakta zorlanırız, değil mi? Ama bazı insanlar için bu, sadece ara sıra yaşanan bir durum değil; hayatlarının her alanını etkileyen bir zorluk. Aleksitimi, kısaca kendi duygularını tanımakta, anlamakta ve ifade etmekte yaşanan ciddi güçlük demek. Bu kişiler, hissettiklerini kelimelere dökmekte zorlanır; üzgün, heyecanlı ya da endişeli olduklarını açıklamak çoğu zaman imkânsız hale gelir.

Aleksitiminin Arkasında Neler Var?

Bu durum sadece “duygusuzluk” meselesi değil; beynin, çocukluk deneyimlerinin ve sosyal çevrenin bir karışımı diyebiliriz:

Beyin ve Kimya:

Duyguların işlendiği bazı beyin bölgelerinin daha az aktif olması ve

nörotransmitter

dengesizlikleri, duyguları fark etmede zorluk yaratabilir.

Çocukluk ve Bağlanma:

Erken yaşta yaşanan duygusal ihmal veya travmalar, duygularımızı tanıma yetimizi zayıflatıyor. Bazı bireyler, çocukken ailelerinin tepkilerini görememiş ya da anlamamış; bu, ileriki yaşlarda kendilerini ifade etmelerini zorlaştırıyor.

Toplumsal Etkiler:

“Erkekler ağlamaz” gibi mesajlar, duygularını bastırmayı öğrenmeye neden oluyor. Bazı bireyler, arkadaş ortamında bile hislerini paylaşmakta zorlanıyor ve bu, sessiz bir bariyer yaratıyor.

Belirtiler ve Günlük Hayattan Örnekler

Duyguları Adlandıramama:

Bir arkadaş, zor bir durum yaşadıktan sonra sadece “yorgunum” diyebilir, çünkü üzüntüsünü veya kaygısını tanımlayacak kelimesi yok.

Duyguyu Bedensel Hisle Karıştırmak:

Stresli hissettiğinde bunu sadece mide ağrısı veya baş ağrısı olarak deneyimleyebilir. Hatta bazen doktorlar bile bunun psikolojik olduğunu fark etmekte zorlanabilir.

Hayal Gücünde Sınırlılık:

İç dünyaları pek zengin değildir; bir arkadaşlarının hikâyesine tepkileri daha yüzeysel olabilir, hayal kurmak veya sembolik düşünmek onları yorabilir.

Dışa Dönük, Mantık Odaklı Düşünme:

Duygusal derinlikten kaçınırlar; bir arkadaşının üzgün olduğunu fark ettiklerinde “geçer” diyebilirler. Mantıklı ve çözüm odaklı olmayı tercih ederler, ama duygusal bağ kurmakta zorlanırlar.

Empati Kurmada Zorluk:

Başkalarının hislerini anlamak zor olabilir; sevinci veya üzüntüyü hissetmek yerine gözlemlemekle yetinirler.

Günlük hayatta sıkça gözlemlediğim bir şey var: Bazı insanlar, bir sorunla karşılaştıklarında hislerini adlandıramadığı için sessizleşiyor ve etraflarındaki kişiler bunu yanlış anlayabiliyor. “Umursamıyor” gibi görünebilirler ama aslında içeride duygularıyla mücadele ediyorlar.

Baş Etme ve Tedavi Yöntemleri

İyi haber: Aleksitimi değiştirilebilir. Farkındalık kazanmak ve duygularını ifade etmek mümkün.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT):

Duygularını fark etmeyi ve ifade etmeyi öğretir.

Duygu Odaklı Terapi:

Duyguları tanımlama konusunda oldukça etkili.

Mindfulness

ve Farkındalık:

Şu anı yargısızca gözlemlemek, duyguları fark etmeyi kolaylaştırır.

Psikoeğitim:

Duyguları öğrenmek ve anlamak için bilgiler sunar.

Grup Terapileri:

Sosyal etkileşim ve duygusal paylaşım pratiği sağlar. Örneğin, grup içinde bir katılımcının basit bir “bugün biraz stresliyim” ifadesi, diğerlerinin de kendi duygularını keşfetmelerine ilham verebilir.

Son Söz

Aleksitimi, hayatı ve ilişkileri zorlaştırabilir ama üzerine çalışmak mümkün. Kendi duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenmek, yaşam kaliteni ciddi şekilde artırır. Eğer duygularını anlamakta veya ifade etmekte zorlanıyorsan, bir uzmandan destek almak attığın ilk ve en doğru adım.

Film ve Kitap Önerileri

Film:

Inside

Out

(Ters Yüz)

– Duyguların karmaşıklığını anlatıyor.

Kitap:

Emotional

Intelligence

– Daniel Goleman; duygusal farkındalık ve zekâyı keşfetmek için.

Yazarın Diğer Yazıları