Psk. Mehmet Aker

Terapi Seçmek Neden Bu Kadar Zor?

Psk. Mehmet Aker

Terapi Seçmek Neden Bu Kadar Zor?

Terapiye başlamak, çoğumuz için küçük ama önemli bir dönüm noktasıdır. Ama ilk adımı attıktan sonra hemen kafamız karışır: “Kime gideceğim? Hangi yöntem? Hangi terapist?” İnsan, kapıyı açtıktan sonra yeni bir labirente girer gibi hisseder. Ben de mesleğe başladığımdan beri bunu gözlemliyorum; danışanlarımın en çok zorlandığı an, seçim yapmak zorunda oldukları o ilk adımdır.

Son yıllarda psikoterapi ekolleri çeşitlendi, yöntemler arttı. Bu bir avantaj, ama beraberinde karmaşayı da getiriyor. İşte bu noktada asıl soru şudur: “Ben neyi değiştirmek istiyorum?”

Terapi Nedir? Ne Bekliyoruz?

Terapi temelde iyileşmek için bir yol. Ama herkesin ihtiyacı farklı. Bazı danışanlar, kaygı, uykusuzluk veya öfke gibi somut semptomlardan kurtulmak istiyor. Bu kişiler için yapılandırılmış, hedef odaklı yaklaşımlar daha etkili olabilir; örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi veya Şema Terapi.

Diğer danışanlar ise daha derin sorularla gelir: “Ben ilişkilerimde neden sürekli aynı hataları yapıyorum?” veya “Hayatımda neden sürekli tıkanıyorum?” Bu tür sorular, yalnızca yüzeydeki semptomu değil, onun kökenindeki örüntüleri anlamayı gerektirir. Psikanalitik veya psikodinamik yaklaşımlar tam olarak bu noktada devreye girer; sabır ve süre gerektirir ama hedef, kişinin iç dünyasının görünmeyen dinamiklerini fark edebilmesini sağlamaktır.

Gerçek Hayattan Örnekler

Bir danışanım terapiye ilk geldiğinde şunu söyledi:

“Güçlü olduğumu düşünüyorum ama sanki içimde eksik bir parça var.”

Bu cümle basit görünse de ardında derin bir farkındalık vardı. Terapi sürecinde önemli olan teknik değil, onun bu parçayı keşfetmesine eşlik etmekti.

Başka bir danışanım ise panik atak problemiyle gelmişti. Birkaç ay sonra panik atakları büyük ölçüde azaldı, ama terapi devam etti. Çünkü fark etti ki panik sadece yüzeyde görünen bir semptomdu; asıl mesele, hayatındaki diğer alanlarda da sıkışmış duyguların farkına varmasıydı. Böyle anlarda görüyorum ki, terapi semptomları azaltmaktan öteye geçip kişinin kendini anlamasına olanak sağlıyor.

Yöntem mi, İnsan mı?

Terapiye başlarken çoğu kişi en çok yönteme takılır: “En doğru ekol hangisi?” Cevap karmaşık ama net: Yöntem önemli, ama tek başına yeterli değil. Araştırmalar gösteriyor ki, terapide esas belirleyici olan, terapist ile danışan arasındaki güven, uyum ve ilişkinin niteliği.

Yani hangi teknik kullanılırsa kullanılsın, etkili olan şey, karşılıklı anlayış ve güven ortamıdır. Eğer terapist sizi ciddiyetle dinliyor, sizi anlamaya çalışıyor ve size alan açıyorsa, o yöntem işe yarar hale gelir.

Terapi Bir Yöntem Değil, Bir İlişkidir

“En iyi terapi hangisi?” sorusu yerine, şunu sormak daha doğru: “Bu terapistin yanında kendimi güvenle ifade edebiliyor muyum?”

Cevap evetse, süreç ilerler ve terapi anlamlı hale gelir. Cevap hayırsa, başka bir yol aramak gerekir.

Terapi bir teknikler seçkisi değil; terapist ve danışan arasında kurulan bir ilişkidir. Doğru ilişki, doğru yöntemin önünde gelir. İyileşme, ilk adımı atmaktan çok, güvenle oturup kendinle yüzleşebileceğin bir alan yaratabilmekle başlar.

Yazarın Diğer Yazıları