- Haberler
- Konya Haber
- Konya'da 60 proje COP31 kapsamında kabul gördü! Şehir atağa geçiyor
Konya'da 60 proje COP31 kapsamında kabul gördü! Şehir atağa geçiyor
Dünyanın gözü Antalya'ya çevrilirken Konya için de yeni bir fırsat doğdu. COP31 kapsamında zirve sonrasında Konya turizminde nasıl bir hareketlilik yaşanacak? Prof. Dr. Vakur Sümer, Konya'nın önündeki fırsatları değerlendirdi
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'nde Konya'nın kültürel zenginlikleri de uluslararası ziyaretçilerle buluşacak. Şehrin mutfak kültürünün yanı sıra Konya'nın önemli turizm merkezlerinden Tropikal Kelebek Bahçesi de zirve alanında tanıtılacak. Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vakur Sümer, organizasyonun Konya'nın uluslararası tanınırlığına uzun vadeli katkı sağlayacağını belirterek Selçuk Üniversitesi'nin zirve kapsamında kabul edilen 60 projesine de dikkat çekti.
COP31’DE KONYA RÜZGARI ESECEK
Türkiye'nin ev sahipliğinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi için hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi. İklim müzakerelerinin yürütüleceği 527 bin metrekarelik Mavi Bölge'de ülke delegasyonlarıyla birlikte 100 bine yakın ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Dünya genelinden siyasetçileri, bilim insanlarını, uzmanları ve çeşitli kuruluşların temsilcilerini bir araya getirecek zirve, Türkiye'nin şehirlerini ve kültürel değerlerini uluslararası alanda tanıtması açısından da önemli bir fırsat sunuyor. Bu kapsamda Konya'nın mutfak kültürü ve şehrin simge turizm noktalarından Tropikal Kelebek Bahçesi de zirve alanında yerini aldı. Konya'nın sahip olduğu kültürel ve doğal zenginliklerin uluslararası ziyaretçilere tanıtılması hedeflenirken, organizasyonun şehir açısından sağlayabileceği kazanımlar da merak konusu oldu. Konya'nın Sesi'ne özel açıklamalarda bulunan Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vakur Sümer, COP31'in dünya çapında büyük önem taşıyan bir organizasyon olduğunu vurguladı.
COP31, KONYA İÇİN ÖNEMLİ BİR TANITIM FIRSATI
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında her yıl gerçekleştirilen Taraflar Konferansı'nın (COP), uluslararası iklim müzakerelerinin en önemli platformlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Sümer, zirveyi bilim dünyası ve uluslararası diplomasi açısından büyük bir organizasyon olarak değerlendirdi. Dünyanın farklı ülkelerinden on binlerce kişinin katıldığı COP toplantılarının ev sahibi şehirler için önemli bir görünürlük sağladığını ifade eden Sümer, Konya'nın da Antalya'daki organizasyondan payına düşen kazanımları elde edebileceğini söyledi. Konya'nın uluslararası tanıtıma önem veren şehirlerden biri olduğuna işaret eden Sümer, Büyükşehir Belediyesinin çok dilli internet sitesi gibi uygulamalarla bu alanda öncü adımlar attığını hatırlattı. Konya'nın COP31 kapsamında temsil edilmesini değerli bulduğunu belirten Sümer, bu çalışmaların şehrin uzun vadeli uluslararası tanınırlığına katkı sunacağını dile getirdi.
TURİZM AÇISINDAN GERİ KAZANIMLAR BEKLENİYOR
COP31'in turizm açısından Konya'ya sağlayabileceği katkılara da değinen Prof. Dr. Sümer, organizasyonun şehir için daha fazla tanınma ve görünürlük anlamına geldiğini belirtti. Zirve nedeniyle Antalya'ya gelecek uluslararası ziyaretçilerin bir bölümünün Konya'yı da ziyaret edebileceğini ifade eden Sümer, yaklaşık 20 gün sürecek organizasyonun bölgedeki turizm hareketliliğini artırabileceğine dikkat çekti. Sümer, Konya'nın turistik açıdan Türkiye'nin öne çıkan şehirleri arasında bulunduğunu belirterek, COP31 ile elde edilecek tanınırlığın uzun vadede şehrin uluslararası ziyaretçi potansiyelini destekleyebileceğini kaydetti.
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ'NDEN COP31'E 60 PROJE
Zirvenin yalnızca kültürel tanıtım açısından değil, akademik çalışmalar ve bilimsel iş birlikleri bakımından da önemli fırsatlar barındırdığını belirten Sümer, Selçuk Üniversitesinin COP31 kapsamında 60 projesinin kabul edildiğini açıkladı. Bu sayının üniversite adına önemli bir başarı olduğunu ifade eden Sümer, Selçuk Üniversitesinin Konya'yı bilimsel alanda da temsil ettiğini söyledi. Sümer, COP31'in ardından kurulacak uluslararası akademik bağlantıların ve bilimsel iş birliklerinin şehre uzun vadeli katkılar sağlayabileceğini vurguladı. Sümer, zirvenin Konya'nın uluslararası bilim dünyasıyla entegrasyonunu güçlendireceğini, Selçuk Üniversitesi başta olmak üzere Konya Teknik Üniversitesi ve Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinin de bu süreçten yararlanabileceğini dile getirdi.
BAKAN MURAT KURUM VE BAŞKAN UĞUR İBRAHİM ALTAY'A ÖZEL VURGU
COP31 sürecinde Konyalı isimlerin üstlendiği rolleri de değerlendiren Prof. Dr. Vakur Sümer, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın katkılarına dikkat çekti. Özellikle Bakan Murat Kurum'un COP31 sürecinde ortaya koyduğu yaklaşımın önemli olduğunu belirten Sümer, Kurum'un görev ve sorumluluklarının ötesine geçerek iklim ve çevre konularını sahiplenen bir tutum sergilediğini ifade etti. Türkiye'nin çevre politikaları kapsamında yürüttüğü çalışmalara da değinen Sümer; deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri, atıkların geri dönüşümü, elektrikli araçların yaygınlaştırılması ve çevre hassasiyetini önceleyen uygulamaların iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli adımlar olduğunu söyledi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın da çevre ve doğanın korunması konusunda yürüttüğü çalışmalara işaret eden Sümer, özellikle Meke Gölü'nün kurtarılmasına yönelik girişimler ile şehirde su kaynaklarının korunması ve tasarruflu kullanılması için yapılan çalışmaların uluslararası alanda da karşılık bulduğunu belirtti.
“COP31 BİTTİĞİNDE ÇALIŞMALAR SONA ERMEMELİ”
COP31'in etkisinin yalnızca zirvenin gerçekleştirildiği tarihlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Sümer, asıl kazanımın organizasyon sonrasında yürütülecek çalışmalarla ortaya çıkacağını ifade etti. İklim değişikliğiyle mücadelede iki temel yaklaşım bulunduğunu belirten Sümer, bunların iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak ve değişimin olumsuz etkilerini sınırlandırmak olduğunu söyledi. Türkiye'nin su arıtımı, arıtılmış suların yeniden kullanılması ve tarımsal sulamada çevreci yöntemlerin geliştirilmesi gibi alanlarda çalışmalarını artırması gerektiğine dikkat çekti. COP31'in Türkiye için bilimsel ve ekonomik anlamda yeni fırsatların kapısını aralayabileceğini belirten Sümer, uluslararası projelere katılımın ve bilimsel ortaklıkların artmasını beklediğini dile getirdi. Sümer, COP31'in ardından başlayacak COP32 hazırlıklarına da dikkat çekerek, zirvede ortaya konulan hedeflerin takip edilmesinin ve sürdürülebilir çalışmalarla desteklenmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Sümer, Konya'nın da sahip olduğu üniversiteler, yerel yönetim projeleri ve uluslararası iş birlikleriyle bu süreçte önemli aktörlerden biri olabileceğini sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme

