Mustafa Sağlam

Cesur Yürek

Mustafa Sağlam

Cesur Yürek

Var olan yanlışı düzeltmek, zalimin karşına dikilmek için Dünyanın 497 Cesur YÜREKLİ (Sumud Filosu) insanı harekete geçti ve zalimin geri adım atmasını sağladı.  
Peki, hiç düşündük mü: Peygamberler de böyle insanlar değil miydi? Kur’an’daki peygamber kıssalarına baktığımızda, karşımıza çıkan tablo hep eylem gerçekleştirdikleridir. Peygamber kimdir diye sorsalar bize, birçoğumuzun aklına bile gelmeyecek cevabı Ahmet Kaya bir programda veriyor: “Peygamber denince aklıma zalimin karşısında duran kişi geliyor.” 

Peygamberlerde zulme, adaletsizliğe, haksızlığa, sahtekârlığa, açgözlülüğe, putperestliğe, zorbalığa karşı duran, harekete geçen cesur insanlardı. Hz. Musa zalim yönetici Firavun’a, Hz. İsa yozlaşmış din adamlarına, Resulullah ise Mekke’deki adaletsiz düzene karşı mücadele vermişti.

Peygamberlerle birlikte eylemlere katılanlarda hep gençlerdi. Mus'ab bin Umeyr, zenginliğini ve ailesini arkasında bırakıp eyleme geçmiş, Ashab-ı Kehf ise krallarına başkaldıran bir grup inançlı gençti. 

Aktivistlerin bu onurlu ve dik duruşu karşısında zalim bir adım geri attı, atmasına ama dünyanın gözü önünde devam eden sesli zulüm sadece evre değiştirerek sessiz zulme dönüştü. Garantör olan ülkeler dâhil yalnızca açıklama yapmakla yetiniyor. Zalim ne ateşkese uyuyor ne de yardımların girmesini sağlıyor. Halen somut ve bağlayıcı bir adım gözükmüyor. Ağzımıza bir parmak bal çalarak bizi uyuttular, avuttular. 
Aktivistlerin bu onurlu davranışı hoşumuza gidiyor, gururumuzu okşuyor da peki biz aileler ve öğretmenler çocuklara ne öğretiyoruz? 

“Çiçek ol, Uslu dur, Büyüklerin sözünü dinle, Sorgulama, Ezberle” diye büyütülen nesiller heba olmadı mı? Türk söylemez, söylenir hale gelmedi mi? 

Suskun değil; hareketli bir aktivist nesil yetiştirmek istiyorsak eğer. Evde, okulda eğitimlerimizi tekrardan gözden geçirmeliyiz. Yalnızca sınav kazandıran değil; vicdan kazandıran bir süreç olmalı eğitimlerimiz. Gençlerimize isyan etmeyi öğretmeliyiz. Yıkmak için değil, onarmak için isyan etmeyi. Kırmak için değil, iyileştirmek için karşı çıkmayı. Bağırmak için değil, hakikati konuşmak için sesini yükseltmeyi. 

Yanlışa dur diyen, zalime karşı harekete geçen, gövdesini siper edip bu hayasızca akınlara set çeken çocuklar yetiştirebilmek umuduyla!

 

Yazarın Diğer Yazıları