Ümmühan Tünen

Bu veriler nereye kadar böyle düşecek?

Ümmühan Tünen


Türkiye’de doğurganlık oranı düşüyor. 
Artık birçok aile için “kaç çocuk” sorusu yerini “çocuk yapabilir miyiz” sorusuna bıraktı maalesef. Bu değişim sadece rakamlardan ibaret değil, evlerin içini, sokakların sesini ve toplumun geleceğini doğrudan etkileyen bir dönüşümden söz ediyoruz.
İlk akla gelen sebep ekonomi oluyor. Bebek bezi, mama, eğitim, sağlık… Çocuk büyütmek artık ciddi bir maliyet. Aileler sadece bugünü değil, yarını da hesaplamak zorunda kalıyor. “Bu çocuğa iyi bir gelecek sunabilecek miyim?” sorusu, kararların merkezine oturmuş durumda görünüyor.
Ancak mesele sadece para değil.
Hayat temposu değişti. Çalışma saatleri uzadı, şehir hayatı daraldı, destek mekanizmaları zayıfladı. Eskiden çocuğa bakan bir büyük, bir komşu mutlaka olurdu. Şimdi çekirdek aile bile zor ayakta duruyor. Çocuk, sevinçten çok sorumluluk olarak algılanmaya başladı.
Bir de kadınların yükü var. Hem çalış, hem üret, hem iyi anne ol, hem güçlü ol… Toplum hâlâ “anne olmayı” kutsuyor ama anneliği kolaylaştıracak şartları sunmuyor. Doğal olarak kadınlar, bu yükü tek başına taşımak istemiyor, korkuyor.
Değerler de değişiyor. Gençler daha bireysel, daha temkinli, daha kaygılı. Evlenme yaşı yükseliyor, evlilik süresi kısalıyor, belirsizlik artıyor. Böyle bir ortamda çocuk kararı erteleniyor, bazen tamamen rafa kaldırılıyor.
Oysaki doğurganlık sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal bir denge meselesi. Bugün azalan her doğum, yarının iş gücü, sosyal güvenlik sistemi ve nüfus yapısı üzerinde doğrudan etki yaratacak. Yaşlanan bir toplumla karşı karşıyayız ve bu sadece istatistiksel bir sorun değil.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
“İnsanlar neden çocuk yapmak istemiyor?” değil,
“Çocuk yapmak neden bu kadar zorlaştı?”…

Yazarın Diğer Yazıları