Ümmühan Tünen

Ertelediğimiz şey hep 'pazartesi'ye kayıyor

Ümmühan Tünen


Bence hayattaki en tehlikeli cümle: “Bir ara yaparım.”
Spor salonuna yazılmak, o kursa başlamak, uzun zamandır aramadığımız bir dostu aramak, sağlık kontrolünü yaptırmak, bir kitap okumak… Hepsi “uygun bir zaman” bekliyor. Fakat o uygun zaman nedense hiç gelmek bilmiyor.
Ertelemek çoğu zaman tembellikten değil, mükemmel anı beklemekten kaynaklanıyor. Daha az yoğun olduğumuz bir hafta, daha enerjik olduğumuz bir sabah, daha motive hissettiğimiz bir dönem… Hayatı sanki takvimdeki ideal bir güne saklıyoruz. Bunu özellikle “pazartesi” olarak kodluyoruz. Oysa hayat, tam da bugün yaşanıyor.
Erteledikçe yük artıyor. Yapılacaklar listesi kabardıkça gözümüzde büyüyor, büyüdükçe daha çok kaçıyoruz. Küçük bir adım atmak yerine büyük bir başlangıç hayal ediyoruz. Sonra da başlamadığımız için kendimizi suçluyoruz ve bu böyle devam ediyor…
Oysa değişim çoğu zaman gösterişli kararlarla değil, küçük ve istikrarlı adımlarla gelir. 10 dakikalık bir yürüyüş, tek bir telefon görüşmesi, yarım saatlik bir okuma… Mesele süre değil, niyet. Çünkü hareket başladığında motivasyon arkadan geliyor.
Ertelemek bir konfor alanı yaratır; ama o alan daraldıkça insanın içi sıkışır. Yapmadıklarımız birikir, zihnin arka planında sürekli çalan bir hatırlatma gibi durur. Gerçek yorgunluk da çoğu zaman buradan gelir.
Belki de kendimize sormamız gereken soru şu: Gerçekten zamanımız mı yok, yoksa cesaretimiz mi? Çünkü bazen ilk adım mükemmel olmak zorunda değildir. Yalnızca atılmış olması yeterlidir.
Ve çoğu zaman hayat, “bir ara” değil, “şimdi” dediğimizde başlar. Bunu yapmayı başardığımız an her şey kendiliğinden hallolacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları