- Haberler
- Konya Haber
- Kahve içenleri sevindirecek araştırma! Meğer bağırsakları böyle etkiliyormuş
Kahve içenleri sevindirecek araştırma! Meğer bağırsakları böyle etkiliyormuş
Kahvenin bağırsak sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken araştırmalar ortaya çıktı. Prof. Dr. Hümeyra Yerlikaya Aydemir, düzenli ve ölçülü kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık ve zihinsel performansla ilişkisini anlattı.
Kırk yıllık hatırıyla kültürümüzde önemli bir yere sahip olan kahve, yalnızca keyif veren bir içecek olmayabilir. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, kahvenin bağırsaklarda yaşayan milyarlarca mikroorganizmayla etkileşime girerek vücudun farklı sistemleri üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor.
Prof. Dr. Hümeyra Yerlikaya Aydemir, Nature Communications dergisinde Serena Boscaini ve arkadaşları tarafından yayımlanan çalışmaya dikkat çekerek, düzenli kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyomunun yanı sıra bilişsel işlevler, ruh hali ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin incelendiğini belirtti.
GÜNDE 2-3 FİNCANA DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmada sağlıklı yetişkinlerde orta düzeyde kahve tüketiminin etkilerinin değerlendirildiğini aktaran Aydemir, bu miktarın günlük 2-3 fincan, en fazla 4 fincan kaliteli ve iyi demlenmiş filtre kahve olarak ele alındığını ifade etti.
Düzenli kahve tüketiminin dikkat ve uyanıklıkta artışla ilişkilendirildiğini belirten Aydemir, kahve tüketimine yeniden başlanmasının algılanan stres ve depresyon belirtilerindeki düşüşle de bağlantılı bulunduğunu kaydetti.
BAĞIRSAK FLORASINDA DİKKAT ÇEKEN ETKİ
Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından birinin bağırsak mikrobiyotasıyla ilgili olduğunu ifade eden Aydemir, kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyomunun yapısında ve bazı yararlı metabolitlerde değişimlerle ilişkili bulunduğunu belirtti.
Kahvenin bağışıklık sistemiyle ilişkisine de değinen Aydemir, kahve tüketenlerde bazı iltihap göstergelerinin daha düşük, iltihap önleyici göstergelerin ise daha yüksek bulunduğunu aktardı. Kahvenin içerdiği fenolik bileşiklerin bu süreçte rol oynayabileceğini söyledi.
TÜRK KAHVESİ İÇİN DE AÇIKLADI
Çalışmanın filtre kahve üzerinden yürütüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Aydemir, Türk kahvesinin de klorojenik asit ve antioksidan bileşikler açısından zengin olduğunu belirtti. Ancak filtre edilmediği için kafestol gibi bazı yağ bileşenlerinin fincanda kalabildiğine dikkat çekti.
Aydemir, özellikle kahvenin aşırı kavrulmaması ve pişirilirken yakılmaması gerektiğini vurgulayarak, doğru kavrulmuş, katkısız ve doğru şekilde hazırlanmış Türk kahvesinin de sağlıklı beslenme çerçevesinde değerlendirilebileceğini ifade etti.
HAZIR KAHVELERİ AYRI TUTTU
Granül hazır kahveler ile glikoz veya fruktoz şurubu içeren paketli ürünlerin aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Aydemir, bilimsel verilerde üzerinde durulan ürünün katkısız ve taze demlenmiş gerçek kahve olduğunun altını çizdi.
Prof. Dr. Aydemir, kahvenin yalnızca günlük bir alışkanlık olmadığını; ölçülü ve doğru tüketildiğinde bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık sistemi ve zihinsel süreçlerle ilişkisinin dikkate değer olduğunu ifade etti.
Bakmadan Geçme


