ما لي ولى الامر الذي قلدته
مالذباب وطعمة العنقاء
ابكي لعجزي وهو يبكي ذلة
شتان ما بين بكائه وبكائي
Mê lî velilemrillezi kelledtuhu,mê lizzubêbi ve tu'met ül ankâi,ebkî liaczî vehve yebkî zilleten,şettêne mê beyne bükêihi ve bükêî.
Deruhte etmem için bana verilen görev ile benim o göreve layık olmam arasında ne gibi bağlantı olabilir? Ben bu görevin harcı ve erbabı değilim ki, bu durum, Anka kuşu için hazırlanan yemeğe bir sineğin talip olması ve o yemeği yemek istemesine benzer.
Ben bu görevi yapamam diye acizlikten ağlıyorum öbürü ise zilletten ağlıyor ikimizin ağlaması arasında çok fark vardır.
Şairin dediği gibi : Oluklar çift; birinden Nur akar
birinden kir.
Görünüşte oluklar aynı hiçbir farkı yok aralarında, ama akıttıkları şeye baktığımızda akan ve akıtılan şey öbürünün tam tersi,biri nur,biri kir. İki taş birbirine benzemez, biri hacer-ül esved dediğimiz insanların selamladığı öpmek için can attığı mübarek taş, öbürü Mina'da bulunan ve Hacılar tarafından taşlanan camarât(Şeytan taşlama mahalli)
واحد نقبله وواحد نقنبله
Vêhidün nükebbiluhu,ve vêhidün nükenbiluhu.
Birisini öper diğerini taşlar (bombalar)ız
Mevlana celaleddin-i Rumi bu hususta ne güzel söylemiş :
كار پاكانرا قياس از خود مگير
گرچه ماند در نويشتن شير وشير
Kâri pâkânra kıyas ez hod megîr,gerçi mând der nivişteni şîr u şir.
Temiz kişileri kendinle kıyaslama aslan ve süt mânâsına gelen şîr yazıda bir ama manada ayrıdır.
Şîr-i mâder: Anne sütü,Şîr-i mâder : dişi aslan
Yazılışları aynı olan bu iki terkip ayrı ayrı manalara geldiği gibi iki insanda birbirine benzemez.
Mekke müşriklerinden tutun da günümüze kadar Rasulullah efendimizi sıradan bir insan görerek indirgemeci davrananlar kaybetmişlerdir "Ne oluyor bu peygambere bizim gibi yemek yiyor bizim gibi çarşıda dolaşıyor" Furkan7.diyor ve küçük gözle bakıyorlardı.
müşrikler ve inanmayanlar inanmıyor onu anlarsınız ama müslüman olduğunu iddia ettiği halde Rasulullah efendimize layık olan sevgiyi saygıyı göstermeyene, göstermediği gibi edebi rafa kaldırıp konuşanlara ne diyelim? Biz bir şey demesek bile Yüce Allah peygamberini savunmaya en muktedir olandır, er veya geç onlara müstehak oldukları karşılığı verecektir.
Dünya makamları da böyledir bir koltuk var, oraya kim oturursa aynı zannediliyor ama öyle olmadığı er veya geç ortaya çıkar biri koltuğu doldurur hakkını verirken, öbürünün beynini zihnini kalbini koltuk dolduruyor içine başka bir şey sığmıyor koltuğun zebunu esiri mahkumu kölesi olabiliyor.
Zirvede Kartallar da bulunur yılanlar da, yılanlar sürünerek, Kartallar süzülerek çıkmıştır oraya.
Ey yüce Allah'ım! Yalnız sana ibadet eder yalnız senden yardım dileriz, bizi zatına kul Rsulullah efendimize ümmet kıldığın için sana sonsuz şükürler olsun.
Sana hakiki kul, Rasulullah Efendimize hakiki Ümmet eyle.Âmîn