من رضى بالضرر لا يستحق النظر
Men radiye biddarari lê yestehikkunnazaraZarar'a razı olan,çok özel ve çok kıymetli olan nazarı ve bakışı, ilgi ve iltifatı hakketmez .
Uğradığı zararı def'etmek ve telâfi etmek için hiç gayret etmeyenin şikayet etmeye hakkı kalmaz.
Yüce Allah her şeyi görür, her şeyi bilir, ama aynı zamanda Yüce Allah'ın özel nazarı ve bakışı vardır buna layık amel işleyen,bu bakışa mazhar olur.
Yücelerden gelen bu semâvi ve
mübarek bakış kalb'te bir dürtü'ye ve uyanışa sebeb olur ve o kalb artık gafletten uyanır inşirah bulur.
"Allah kimin gönlünü İslam'a açmışsa o, rabb'inden gelen bir nur(aydınlık) üzerinde olmaz mı?" Zügmer,22
Rasulullah Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde "Nur kalbe girince kalp rahatlar ve genişler buyurmuştur, sordular : Bu nur'un bilinen bir alameti var mıdır? Buyurdu ki : Evet vardır, insanları mağrur eden dünyadan soğumak, ebedi kalınacak olan ahirete yönelmek ve ölümden önce(ölmeden önce) ölüme hazırlanmak
Hakim: 4/311. Beyhaki,Şuab ül îmân, 10068.
İşte bu nur'un kalbe girmesine engel olan şeyler vardır:
Rân,Tab' Hatm kinn,Vakr
Samam,Kufl.
Rân,kalbin aynasında görünen pas demektir.
"Hayır! Doğrusu şudur ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır."
Mutaffifîn,14
Rân, dünya şehvetlerinden ibaret olan haramlara bakmaktan da kaynaklanabilir, bunun cilası Yüce Allah'ın zikri, Kur'an tilaveti ve tövbedir.
Tab' ve Hatm : ikisi aynı anlama gelir, yüce Allah'ın,idlâl manasına gelen dalaleti kul'da yaratmasıdır.
"Allah kimi saptırmak isterse, göğe çıkıyormuş gibi kalbine darlık ve sıkıntı verir."
En'âm,125
Kinn: Sadece nefsi ile uğraşıp ruhunu ihmal edenlerin içinde bulunduğu bir çeşit karanlık ve örtüdür.
Dediler ki; "bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır"
Fussilet,5
"Seninle bizim aramızda bir perde bulunmaktadır"
Fussilet,5
Kinn örtüsü ve karanlığında olan bir kimse kendisini hidayete çağıranı duymaz.
Vakr: ahirette kendisine faydalı olan şeyleri kazanmaya mani olan meşgale ağırlığı ve yükü demektir.
"Kulaklarımızda da bir ağırlık var"
Fussilet,5
Samam: şeriata davet eden elçin'in mübarek sözlerini dinlemeye engel olan kalp katılığıdır.
"Artık onlar sağırdırlar"
Bakara, 18
Kufl: kilit mânâsına gelir ve kıyamet gününde gayrimüslimlerin özür beyan edecekleri ama, özürlerinin kabul edilmeyeceği bir konudur.
Diyecekler ki: Biz kalplerimizi kilitli bulduk, kendimiz bu kilidi kırmadık seni bekledik sen açarsın diye. Heyhât.
Ehl-i tasavvufun beyanına göre Hz. Ömer efendimizin müslüman olmadan önce kalbi böyle kilitliydi ama, Yüce Allah o kilidi kırdı ve Hz. Ömer insanlık tarihi boyunca peygamberlerden sonra iki numara oldu.
"Kur'an'ı okuyup düşünmezler mi? Yoksa kalplerinde kilitler mi var?'
Muhammed, 24
Gerek gayrimüslim ve gerekse de müslüman toplumlarda, vuku bulan ve görünen bütün sıkıntıların kaynağında bu engellerden birinin veya birkaç tanesinin sebep olduğunu görmek mümkündür.
İş işten geçmeden gördüğü engelleri kaldırmak için gayret edene yüce Allah yardımcı olur, ama bu engellerle yatıp Kalkan ve buna razı olan da dünya ve ahiret saadetinden uzak kalır.
Allah'ım! Rasulullah efendimizin,âli'nin ve ashabının hatırı ve hürmet için bizi ve bütün mü'min kardeşlerimizi senden kesecek, ayıracak uzaklaştıracak hiçbir şeye yol verme.Âmîn