01 08 2003 tarihinden itibaren VUK 320 Seri No.lu Genel Tebliği ile vergi mükelleflerinin bazı işlemlerine ilişkin tahsilat ve ödemelerini banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğu getirilmişti. ve Yine 459 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları
,
7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemeler
ini aracı
finansal kurumlar kanalıyla
yapmaları zorunluluğu konusunda düzenleme yapılmıştı.
Ayrıca, 2008 yılında çıkan
5754 sayılı Kanun ile
; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. Maddesi değiştirilerek, bu kanunlar kapsamında
işçilere ödenen, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğu
getirilmişti.
Bu düzenlemeye göre; 2009 yıl başından itibaren uygulanan 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerinin, çalıştırdıkları işçilerin ücret ve diğer ödemelerini banka kanalı ile ödemesi uygulaması
01.06.2016 tarihinden itibaren
5 işçiye düşürülmüş ve çalıştırılan işçi sayısı
4 ve altında
olması halinde ise; işveren ister bankadan isterse
elden dilediği gibi ödeme yapabilmekteydi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından
29.12.2022
tarihli ve
32058
sayılı Resmi Gazete'de yayımlan Komisyon Kararı’na göre;
2023
yılında uygulanacak olan
asgari ücret tutarı
aylık
brüt 10.008,00
-TL
net 8.506,80
-TL olarak belirlenmiştir. Buna göre;
01.01.2023 tarihinden itibaren
belirlenen son
asgari ücret
rakamı
7.000 TL
’lik tevsik zorunluluğu rakamının
üzerinde olduğu için
personel sayısına bakılmaksızın bu tutarı aşan
personel ücretlerinin banka vb. kurumların üzerinden yapılma zorunluluğu doğmuş ve personel maaşlarının elden ödenmesi dönemi sona ermiştir
. işveren; işyerinin bulunduğu yerde banka şubesi yoksa ya da işçilere banka kanalıyla ödeme yapılması mümkün değilse, bankadan ödeme yapmayabilir. Ancak bu durumda bile, ücret elden ödenmemeli, ücreti PTT kanalıyla ödenmelidir.
İşçiye
elden ödeme yapmak
hangi ücret türüne ilişkin olursa olsun işçi açısından
iş akdinin
hakl
ı
nedenle feshine
sebep
oluşturacak olup kıdem tazminatına hak kazanması mümkün olacaktır. Fakat bu noktada ücretlerin elden ödendiğinin mahkemeye kanıtlanması gerekmektedir. Böyle bir durumda işçi, iş akdini haklı nedenle feshederek işçilik alacaklarının ödenmesi talep edebilir. İşveren ile işçi karşılıklı olarak anlaşarak ya da işçinin rızası alınmaksızın
ücretleri elden ödenirse
, ilerleyen tarihlerde işçi ile dava yoluyla karşı karşıya gelindiğinde, aslında yapılmış olan bu
ödemelerin kanıtlanamaması ve
dolayısıyla ücretleri
ikinci kez hem de faiziyle ödenmesi riski
ortaya çıkmaktadır.
Elden yapılan ödemelerin tespiti halinde işverenler hem sosyal güvenlik mevzuatı açısından hem de vergi mevzuatı açısından ağır idari yaptırımlara maruz kalacaktır.
İşçiye, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan
her işçi ve her ay için iş kanunu’nun 102. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının ilgili birimi tarafından idarî para cezası verilmektedir.