BAŞARININ GÖLGESİ KAYGI
Başarı, bir bireyin belirlediği hedeflere ulaşması ve bu süreç sonucunda içsel bir tatmin veya doyum hissetmesidir.
Bu tanıma göre başarı göreceli bir kavramdır.
Çünkü kişinin kendi koyduğu bir hedefe ulaşması, iç huzurunu bulması ve kendi değerlerine uygun bir hayat yaşayarak kendini gerçekleştirmesi, her bireyde farklı tezahür edebilir.
Mesela bir kişi için aile huzurunu sağlamak iken, diğer bir kişi için para kazanmak, bir başkası için yapabileceğinin en iyisini yapmak olabilir.
Modern toplumlarda ise başarı kavramı, genelde eğitim ve iş dünyası üzerinden yapılır.
Bu çerçevede başarı kavramı sıklıkla, notlar, kariyer basamakları, unvanlar ile tanımlanarak bu durumun bireyler üzerinde yoğun bir psikolojik baskı oluşturmasına neden olur.
Birey elde ettiği başarı sonucu hayatındaki bazı dinamiklerin değişmesinden dolayı mutlu olur. Fakat bu değişimle birlikte bir çok kaygıyı da beraberinde taşır.
Çünkü kişi artık "başarılı biri" büyük işadamı, tanınmış akademisyen veya ünlü bir yazar olmuştur ve bu etiketle anıldığı için bir sonraki adımda bu standardın altına düşme korkusu ile yaşamaya başlar. Sürekli zirvede kalmak zorunluluğu hissettiği içinde anı yaşamakta zorlanır.
Bunların yanında hata yapmamak için mükemmeliyetçilik hastalığına yakalanır. Ve en önemlisi de sosyal soyutlanma yaşar. Çevresindeki insanların kendisine mi başarısına mı değer verdiğini bilemediği için gerçek bağ kuramaz ve yalnızlaşır.
Tüm bu kaygıları yaşayacağız diye başarılı olmayalım mı ?
Elbette bu kaygılarla başa çıkarak başarılı olmanın yolları vardır.
Birincisi;
Kişinin başarıyı kimliği ile özdeşleştirmemesi gerekir.
Çünkü başarısızlık durumunda benliği ile denge kurması zorlaşır.
İkincisi ;
Hata yapma hakkı olduğunu aklında tutması ve bilincinde olması gereklidir. Çünkü hatalar öğrenme sürecinin bir parçasıdır.
Üçüncüsü ;
Başarısını başkalarının onayına sunmadan, kişinin kendini tatmin etmek ve içsel motivesi için olduğunu bilmesi başarı yolundaki tüm kaygıları azaltacaktır.
Her şeyden önemlisi başarı kavramını iyi algılamak gerekir.