GÜNAH KEÇİSİ
Fransa'nın gündemine, öğrenci olayları son bir haftada bomba gibi düştü.
Yaşanan olaylar sonucunda hükümet bir günah keçisi bulacak mı ?
Avrupa'da ekonomik krizler, toplumsal huzursuzluklar veya siyasi istikrarsızlıklar genelde göçmenlere yüklenir ve göçmenler "günah keçisi" olarak ilan edilir. Bu olgu özellikle sosyolojide ve siyaset biliminde bilinen bir konudur.
Sosyal psikoloji ve sosyolojide günah keçisi kavramı, René Girard ve diğer bazı düşünürlerin çalışmalarıyla kavramsallaştırılmıştır.
Toplumsal bütünlüğün sarsıldığı, kıtlık, işsizlik veya belirsizlik hallerinin arttığı durumlarda toplumlar, rasyonel bir çözüm üretmek yerine öfkelerini kolay hedef alınabilecek, savunmasız gruplara yönlendirme eğilimi gösterirler.
Girard, toplumsal kriz anlarında biriken şiddet ve kaosun, toplumun birliğini korumak adına "dışarıdan olan" ya da "yabancı" bir kurbana (modern bağlamda göçmenlere) yönlendirildiğini açıklar.
İktidarlar veya ekonomik sistem, krizleri önlemedeki yetersizlik, işsizlik, konut krizleri ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar gibi durumlarda sorumlu olarak bir günah keçisi gösterirler.
Bunun yapılma sebebi, hedef saptırarak, mevcut olan öfkenin yatıştırılması ve o andaki durumun geçici olarak rahatlatılmasıdır.
Son günlerde yaşanan bu toplumsal harekette, Fransa hükümeti, göçmenlerin refah devleti üzerinde, yük olduğu, sosyal yardımları kötüye kullandığı, ulusal kimliğin ve değerlerin erozyona uğradığı gibi söylemlerle, faturayı kesecek bir günah keçisi bulacaklar mı ?
Yoksa öğrencilerin ve halkın sorunlarına kalıcı bir çözüm arayışına mı girecekler.