Halime Bilgin

TÜRKİYE'DE ESNAF DAVRANIŞLARI

Halime Bilgin

TÜRKİYE'DE ESNAF DAVRANIŞLARI

Türkiye'de alışveriş kültürüne baktığımız zaman, geleneksel olan esnaflık anlayışı, yeni tip alışveriş merkezleri olan AVM' lere karşı varlığını sürdürmek için direnç göstersede kendi kendini yok etme davranışları sergilediğini görebiliriz.

Esnaf kültürü, kökeni Ahilik Teşkilatına dayanan, mahalle dayanışmasını yaşatan ve toplumsal ahlakı koruyan köklü bir gelenekten gelir. Bu kültür, güven, sadakat ve dürüstlük gibi temel değerler üzerine kuruludur.

Ahilik teşkilatı, 13. yüzyılda Anadolu'da Ahi Evran tarafından kurulan, esnaf ve zanaatkarları ahlaki, dini ve ekonomik kurallara göre yetiştiren, yardımlaşma ve dayanışmayı esas alan bir meslek ve toplum düzenidir.

Bu kurumun günümüzdeki karşılığı, Esnaf ve Sanatkarlar  Konfederasyonu  sayılabilir.

Modernleşme ile birlikte esnaf kültürü,  tüketim ve alışveriş alışkanlıklarının değişmesi nedeni ile bir rekabet baskısı altına girmiş  ve daha fazla kâr sağlama hırsı, denetim eksikliği gibi temel nedenlerden dolayı da  kökünün dayandığı o dürüst ticaret anlayışını terketmiştir.

Onun yerine, malı hızla elden çıkarmak veya müşteriyi ikna etmek için gerçeğe uymayan konuşmalar yaparak yalana başvuran,  toplum düzenini bozan güven anlayışını zedeleyen ve günü kurtarma telaşı ile hareket eden haksız kazanç sağlayan yeni bir esnaf tipi ortaya çıkmıştır.

Bu konudaki karşılaştığım bozulmuş bir kaç esnaf davranışından bahsedersem ;

Bir ayakkabı satan esnaf dükkanına girdiğimde, İstediğim ayakkabı tipini söylediğim zaman, satıcı esnaf direkt beni baştan aşağı bir süzgecinden geçirerek o anını kurtarma telaşesine düşerek ayakkabının normal fiyatını yukarı çekti.

Bir başka alışverişte, fiyatını sorduğum ürünün fiyatını söylemeden eşinin yüzüne  baktı.Eşi gözlerini öyle bir açtı ki, fiat birden iki katına çıktı.

Bir diğer alışverişte, dükkan sahibi nereli olduğumu öğrenme çabasına düşerek, sorularla beni çözmeye çalıştı ki bu arada nasıl bir fiat vereceğini kestirmeye çalıştı.

Bunların yanında, ürünü bayatken, taze diyen, kalitesiz malını kaliteli diye pazarlayan, başka isimde satılan ürünleri kötüleyerek kendi ürününü öven ve daha başka bir çok olumsuz esnaf davranışını örnek vermek mümkün.

Esnaflar sanıyor ki, karşıdaki müşteri konumundaki alıcı, onların davranışlarını anlamıyor veya sattığı ürünün farkında değil.

Peki, toplum ahlakını zarar veren ve insanları güvensizlik girdabına sokan böylesi durumlar karşısında ne yapabilirize gelince;

Dürüst, işinin ehli ve işini severek yapan esnafları tercih ederek,  bu kişilerin reklamını yaparak onların dürüstlükleri etrafa yayılabilir.Bunun yanında, kaliteli ürün satan, günü kurtarayım derdine düşmeyen, ticaretini doğruluk üstüne kurmuş esnafı destekleyerek,  toplumda esnafların varoluşuna, gelişimine katkı sağlanabilir.

Yazarın Diğer Yazıları