Teorik
1800’li yıllarda Fransızca ile çok haşır neşir olduğumuzdan dolayı bu kelime o yıllarda dilimize Fransızcadan geçmiş. Kitaplardan, mantıktan veya araştırmalardan öğrenilen bilginin sözle anlatımını teorik olarak adlandırmaktayız.
Görüntü ve konuşma çağında önemi bir kat daha fazla artmıştır teori kelimesinin. Eski çağlarda atalarımız “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” derlerdi. Sadece demekle kalmaz o süslü konuşan kişinin kapasitesine, uygulamalarına, işine ve icraatlarına da bakarlardı. Hatta yapamayacakları sözleri söylemez, çok konuşmayı da sevmezlerdi. Çok konuşmayı sevmeyen atalarımızın “söz gümüşse sükut altındır” sözü buna çok güzel örnektir. Yine 16. ve 17. yüzyıllarda Ülkemizi ziyarete gelen Avrupalı seyyahlardan öğreniyoruz; “Türklerin konuşmaları gayet ciddidir, işlerinden bahsederken çok kısa söz söylerler ve kendilerine de az kelimeyle meram anlatılmasını isterler; sükuttan zevk duyarlar…”
Şimdilerde ise giyimler, kuşamlar, salonlar son derece muhteşem hepsi göz alıcı nitelikte. Sözler, nutuklar son derece profesyonel iyi çalışılmış. Konferanslar, seminerler, hutbeler, vaazlar, videolar ardı arkası kesilmiyor. Reklamlar göz dolduruyor, kulağa hoş geliyor fısıltılar.
Eline mikrofonu alan, telefonu kullanmaya başlayan, sosyal medyada kanal açan, sahnede boy gösteren hep genel konuşuyor. Şu işi şöyle yapın, bu işi böyle yapın, dürüst olun, iyi olun, temiz olun, büyük adam olun .....
Ancak dürüstlük ne? İyilik ne? Temizlik ne? Büyük adam nasıl olacağız?
Hoca hutbede suyu israf etmeyin diyorken, gözümüz şadırvanda tonlarca su akıtan musluklara takılıyor.
Öğretmen vatandan çalanlarla mücadele edin derken, dersten çalanlar aklımıza geliyor.
Dürüst olun, çalmayın çaldırmayın ihbar edin diye çıkıyor haberler.
Ya hak etmeyenlerin çaldıkları koltuklar, makamlar, mevkiler, unvanlar kime ihbar edelim?
Örnek olmayan insanlar hep bol keseden atıyor.
Oysa bir zamanlar bize örnek olan Hz. Ömer bir kanun çıkarmadan önce aile efradını toplar çıkaracağı kanunu söyler sizden biri bunu yaparsa iki kat ceza veririm diye söylermiş aile efradına. Söylemekle de kalmamış bizzat oğlunu herkesin önünde kendisi cezalandırmış.
İnsanların teoriye karnı tok artık. Bize yapılacak işi, yürünecek yolu gösteren değil, önden yürüyecek ve arkasına bakmayacak önderler lazım.