UMUT
Buhtunnasr, Şam’ı ele geçirip Beyt-i Makdis’i yerle bir ettiğinde, şehir adeta bir harabe yığınına döner. Bu manzaraya bakan yerli halktan Üzeyir (a.s) kendi kendine şöyle der:
“Allah, böylesine yıkılmış bir beldeyi nasıl yeniden diriltir? Eski görkemine nasıl kavuşturur?” (Bakara, 259)
Bunun üzerine Allah, Üzeyir’i yüz yıl boyunca ölü bırakır, sonra yeniden diriltip ona şehri nasıl canlandırdığını apaçık gösterir.
Bu kıssa, II. Dünya Savaşı’nda tamamen yok olan Varşova görüntüsünü canlandırır gözümüzün önünde. Taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmamış, yerle yeksan edilmiş bir şehir. Fakat bugün Varşova’ya baktığımızda, Bakara suresinin nasıl tecelli ettiğini görüyoruz. Bu örnek bize, belki Gazze’nin de bir asır sonra küllerinden doğan bir şehir olabileceği umudunu aşılıyor.
II. Dünya savaşı toplama kampından sağ çıkan Viktor Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” adlı kitabında aktardığı bir olay, umudun insan ruhundaki yerini çarpıcı biçimde gözler önüne serer.
2. Dünya Savaşında esir olan Viktor Frankl ve bir esir asker arkadaşı arasında şöyle bir diyalog geçer; “Oldukça ünlü bir besteci olan kıdemli muhafızımız bir gün bana şunları söyledi. Sana bir şey anlatmak istiyorum doktor. Garip bir rüya gördüm, rüyamda bir ses bilmek istediğim bir şeyi söylememi ve ne istersem onu söyleyebileceğini bana bildirdi. Bende “Benim için savaş ne zaman bitecek?” diye sordum. Rüyadaki ses: 30 Mart 1945 diye fısıldadı.
Bu rüyayı bana anlattığında hala umut doluydu rüyadaki sesin doğru çıkacağına inanıyordu ama vaat edilen gün yaklaştıkça kampa ulaşan savaş haberleri o gün özgür olmamızın pek de olası olmadığını gösteriyordu. 29 Mart günü ansızın hastalandı ve acıların kendisi için biteceğini söylediği 30 Mart günü bilincini yitirdi 31 Mart günü ölmüştü dışarıdan bakıldığında ölüm nedeni tifüstü.
İnsanın ne ile yaşayacağını bilemem ama ne olmadan yaşayamayacağını söyleyebilirim: UMUT.”
Bizim de umudumuz, bu Ramazanı Filistinli çocukların da huzur içinde geçirmesi, bayramda yüzlerinde güller açması, gözlerinde umut, kalplerinde sevinç, sokaklarında huzur ve kahkaha seslerinin duyulması.