Prof. Dr. F. Hümeyra YerlikayaAydemir

Beslenmemde hiç LİF olmazsa ne olur?

Prof. Dr. F. Hümeyra YerlikayaAydemir


Günümüz dünyasında, hızlıca tükettiğimiz rafine gıdalar ve "Batı tarzı" beslenme alışkanlıkları, farkında olmadan bizi çok hayati bir besin öğesinden mahrum bırakıyor: Diyet LİF’i. Ben LİF’e bir kayıp esansiyel besin diyorum. Çoğumuz LİF’i, sadece sindirimi kolaylaştıran, kabızlığı önleyen, dışkı hacmini artıran ve sofradaki bir tabak salata olarak biliyoruz. Oysa LİF ne sofradaki bir tabak salata nede görevi sadece kabızlığı engellemek. Durum bunun daha ötesi… Bizim yaptığımız çalışmalarda ve Tıp dünyasının saygın dergilerinde yayımlanan bilimsel çalışmalar, LİF eksikliğinin bağırsaklarımızda çok daha derin, yapısal ve hormonal yıkımlara yol açtığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Ben bugünkü yazımda, Danimarka’da yapılan ve genomik teknolojilerin kullanıldığı çarpıcı bir araştırmayı kaleme almak istedim (Makale numarası PMID: 33716991). Çünkü bu çalışma, şu can alıcı sorunun yanıtını veriyor: “Beslenmemde hiç LİF olmazsa bağırsaklarıma ne olur?”
Cevap oldukça sarsıcı: Bağırsaklarınız kelimenin tam anlamıyla küçülür, hormon üretemez hale gelir ve adeta bir süzgeç gibi sızdırmaya başlar.


LİF yoksa, Bağırsak Dokusu Erimeye Başlar
Bahsi geçen bilimsel çalışmada, LİF’siz beslenen deney hayvanlarının bağırsaklarında sadece 21 günde çarpıcı değişiklikler gözlenmiş. Beslenmelerinde hiç LİF olmayan yani sadece protein ve yağ ile beslenen grupta, ince bağırsağın üç farklı bölgelerindeki (duodenum, jejunum ve ileum) ağırlık %25 oranında azaldığı tespit edilmiş. Daha da çarpıcı olanı, kalın bağırsağın ağırlığının %41 gibi muazzam bir oranda düştüğü bulunmuş.


Peki, bu ağırlık kaybı ne anlama geliyor? 

Yediğimiz gıdaların içinde LİF olmadığında, bağırsak duvarındaki "kript" adı verilen ve hücre yenilenmesini sağlayan kök hücre yuvalarının derinliği hızla azalıyor; bağırsağın iç yüzeyini kaplayan kaygan, nemli dokusu yani mukoza alanı daralıyor. Dahası LİF eksikliği, bağırsak besin emilimini sağlayan ve vücudu dış etkenlerden koruyan seçici geçirgen bir örtü dokusu olan epitel dokusunun hücresel düzeyde yıkıma uğramasına, bir nevi erimesine neden oluyor. Vücudumuz, iç yüzeyini yenileyecek enerjiyi ve sinyali bulamadığı için bağırsak mimarisi çökmeye başlıyor.


İlaç Gibi Hormonlar Lif Sayesinde Salgılanıyor: GLP-1 ve GLP-2
Son yıllarda adını obezite ve diyabet tedavilerinde sıkça duyduğumuz zayıflama iğneleri diye geçen namıdiğer GLP-1 hormonu ve kankisi bağırsak bütünlüğünü koruyan GLP-2 hormonu, aslında kendi bağırsağımızdaki "L hücreleri" tarafından üretilir. İşte diyet LİF’inin en önemli görevlerinden biri burada devreye girer. LİF’li besinleri yediğimizde, bağırsak mikrobiyotamız bu LİF’leri fermente ederek kısa zincirli yağ asitleri üretir. (Ben bunu yazılarımda çok anlatırım) Bu asitler de L hücrelerini uyararak GLP-1, GLP-2 ve diğer bir iştah kesen hormon PYY salgılanmasını sağlar.
Bu araştırma, diyetten LİF çıkarıldığında kalın bağırsaktaki aktif GLP-1 seviyesinin %55, dokuyu tamir eden ve büyüten GLP-2 seviyesinin ise tam %80 oranında azaldığını göstermiş. Bu şu anlama geliyor: LİF yemediğinizde, vücudunuzun kendi ürettiği o doğal "tokluk, kan şekeri dengeleyici ve bağırsak iyileştirici" ilaç fabrikasını kapatmış oluyorsunuz. Bağırsağın kendi kendini tamir etme yeteneği elinden almış oluyorsunuz.


Uzun Vadede Kaçınılmaz Son: Sızdıran Bağırsak
Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri ise zaman faktörüyle ilgili. Kısa vadeli (21 günlük) LİF’siz beslenmede bağırsak duvarının geçirgenliği henüz bozulmamışken, süreç uzun vadeye (112 güne) yayıldığında bağırsak geçirgenliği tam 3 katına çıkmış bulunmuş. Elbette bu zamanlar bir deney hayvanı için. Genel bir kural olarak, bir laboratuvar faresinin ortalama ömrü 2 ila 3 yıl (yaklaşık 900 gün) arasındadır. İnsan ömrünü ortalama 80 yıl olarak kabul edersek: Farenin 1 günü, insanın yaklaşık 27 ila 30 gününe (yaklaşık 1 ay) denk gelir. Size biraz komik mi geldi. Ama elbette bazı çalışmaları insanlar üzerinde yapmak etik değil. İşte deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalar ile insan fizyoloji ve biyokimyası üzerine etkileri bu şekilde bazen yorumlarız. Buradan şunu çıkarabiliriz. Evet, LİF’sizliğin bedeli hemen 2 günde ödenmiyor. Belki 5 yıl belki 9 yıl ve belki 1 yıl ama ödeniyor sonunda….


Gelecek LİF ile Sağlıklı Gelecek
Bu araştırmanın bulguları, düşük LİF’li beslenmenin sadece bir kilo veya diyabet problemi oluşturmasının yanında, doğrudan bir organ hasarı problemi oluşturduğunu kanıtlıyor. Bağırsak boyutunuzu korumak, metabolizmanızı düzenleyen hormonları canlı tutmak ve sistemik hastalıklardan korunmak istiyorsanız, LİF’i beslenmenizin merkezine koymalısınız. Sebzeler, meyveler, baklagiller, tam tahıllar ve kuru yemişlerle zenginleştirilmiş bir beslenme planı, sadece mikrobiyotanızı beslemekle kalmaz; bağırsak bütünlüğünüzü ve dolayısıyla genel sağlığınızı ayakta tutar. Unutmayın, beslenmek sadece kendi hücrelerimizi doyurmak değildir; asıl mesele, LİF’leri işleyerek metabolizmamızı yöneten bakterilerimize borcumuzu ödemektir.
 

Yazarın Diğer Yazıları