Sevtap Yıldız

Konya artık sadece tarımın şehri değil

Sevtap Yıldız

 

Bazı şehirler vardır tarih onları sadece geçmişin değil, geleceğin de merkezine koyar. Konya işte tam olarak böyle bir şehir oldu. Yüzyıllardır ticaret yollarının kesişim noktası olan bu kadim Anadolu kenti, bugün artık yalnızca kültürel ve tarımsal kimliğiyle değil, stratejik gücüyle de adından söz ettiriyor.

Bu bağlamda Konya 3. Ana Jet Üssü’ne konuşlandırılan SAMP/T hava savunma sistemi, aslında sadece bir askeri konuşlandırma değil. Çünkü Konya küresel güvenlik denkleminde kilit bir merkezdir.

Peki neden Konya seçildi?

Bu sorunun cevabı yüzeyde göründüğünden çok daha derin. Çünkü Konya’nın seçilmesi bir “tesadüf” değil, uzun yıllara dayanan bir stratejik aklın sonucudur. Türkiye’nin ortasında yer alan bu şehir, coğrafi olarak ülkenin neredeyse her noktasına eşit mesafede. Bu durum, hava savunma sistemleri için kritik bir avantaj sağlıyor. Bir başka ifadeyle Konya, Türkiye’nin kalbini koruyan bir kalkan görevi görüyor.

Ancak mesele sadece coğrafya ile sınırlı değil.

Konya’daki 3. Ana Jet Üssü’nde NATO üssü vardır. Uluslararası tatbikatların yapıldığı, farklı ülkelerden savaş uçaklarının konuşlandığı bu üs, aslında uzun süredir küresel savunma sisteminin bir parçası. SAMP/T’nin buraya yerleştirilmesi de bu zincirin doğal bir halkası.

Daha çarpıcı olan ise şu: Bu sistemler artık sadece savunma aracı değil, aynı zamanda bir mesaj. Aynı anda 100 hedefi takip edebilen, onlarca tehdide eş zamanlı müdahale edebilen bir teknoloji, bulunduğu şehri sadece korumaz. Aynı zamanda caydırıcılık oluşturur. Yani Konya semalarında yükselen bu sistem görünmeyen bir güç dengesi kurar.

Fakat asıl mesele burada bitmiyor.

Çünkü Konya sadece dışarıdan gelen sistemlere ev sahipliği yapan bir şehir değil, aynı zamanda yerli savunma projelerinin de test sahası. “Çelik Kubbe” konsepti ve SİPER gibi projelerin Konya’da denendiği bilgisi, Türkiye’nin savunma vizyonunun geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Artık mesele sadece korunmak değil, kendi teknolojini üretmek, geliştirmek ve dünyaya sunmak.

Dolayısıyla savunma sanayisi, bir ülkenin bağımsızlığının sigortasıdır. Geçmişte yaşanan ambargolar, dışa bağımlılığın ne kadar riskli olduğunu Türkiye’ye acı şekilde öğretti. Bugün gelinen noktada ise tablo tersine dönüyor. Yüzde 80’i aşan yerlilik oranı, sadece bir istatistik değil, aynı zamanda bir özgüven göstergesi oldu.

Belki de yıllarca “sakin” kimliğiyle anılan bu şehir, artık bambaşka bir rol üstleniyor. Tarımın başkenti olarak bilinen Konya günümüzde aynı zamanda savunmanın da kalelerinden biri haline geldi.

Yazarın Diğer Yazıları