Sevtap Yıldız

Topraktan sofraya, Konya'dan dünyaya

Sevtap Yıldız

 


Bir şehrin hikayesini anlatmanın en güzel yollarından biri, o şehrin sofrasına oturmaktır.


Konya denildiğinde akla sadece Mevlana, Selçuklu mirası veya geniş bozkırları gelmez, gelmemelidir de. Konya’nın bir de yüzyıllar boyunca şekillenmiş, sabırla korunmuş ve nesilden nesile aktarılmış mutfak kültürü var. Etliekmekten fırın kebabına, tiritten höşmerime uzanan bu mutfak aslında şehrin hafızasının en samimi hali.
Şimdi bu hafıza bir kez daha Kalehan Ecdat Bahçesi’nde kurulacak sofralarda kendini gösterecek.


3-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 4. GastroFest, Konya’nın gastronomi değerlerini yalnızca Konyalılara değil, şehri ziyaret edenlere de anlatmak için önemli bir fırsat sunuyor. Üstelik bu yıl festivalin merkezinde hepimizin hayatında özel bir yeri olan bir ürün var: ekmek...


Bir sofranın en mütevazı görünen ama belki de en anlamlı parçasıdır bence ekmek. Konya gibi tahılın ve tarımın önemli bir yere sahip olduğu bir şehirde ekmeğin festivalin ana teması olması da ayrıca anlamlı.


Çünkü ekmek yalnızca un, su ve mayadan ibaret değil. Toprağın, emeğin, alın terinin ve paylaşmanın hikayesini barındırır.


Bir çocuğun fırından sıcak ekmek alıp eve götürmesi, sabah kahvaltısında sofranın ortasına konulan somun, mahalle fırınından yükselen o kendine has koku… Bunların her biri gastronomiden çok daha fazlasını ifade ediyor.


İşte GastroFest’in en önemli tarafı da burada gözler önüne seriliyor.


Bu festival sadece yemek yiyip eğlenecek birkaç günlük bir organizasyon olarak görülmemeli. Konya’nın mutfak kültürünü yaşatmak, tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için bir vitrin olarak değerlendirilmeli.


Asıl mesele sadece “Konya’da ne yenir?” sorusuna cevap vermek değildir. Asıl mesele, “Konya’nın lezzetlerinin arkasındaki hikaye nedir?” sorusunu dünyaya anlatabilmek.


GastroFest tam da bu hikayenin anlatılabileceği bir fırsat.


Belki festival alanında bir ekmeğin yapılışını izleyen çocuk, yıllar sonra kendi mutfağında aynı geleneği sürdürecek. Belki Konya’ya ilk kez gelen bir ziyaretçi, tattığı bir lezzetin peşinden şehrin diğer mutfaklarını keşfedecek. Belki de bir şef, Konya’nın geleneksel bir tarifinden ilham alarak onu dünyanın başka bir noktasındaki sofraya taşıyacak.


İşte Konya’nın sofrası  anlatılacak çok uzun bir hikayeye sahip...

Yazarın Diğer Yazıları