Ayşe Özel

HÂMÛŞÂNLAR…

Ayşe Özel

HÂMÛŞÂNLAR…

Mevlevilik düşüncesinde ölüm, korkulacak fani bir yok oluş ya da arkasından ağıtlar yakılacak bir ayrılık değildir. Aksine, ruhun asıl kaynağına dönmesi, kulun Rabbine kavuşmasıdır; yani Hz. Mevlana'nın deyimiyle bir "Şeb-i Arus" (Düğün Gecesi)’tur. Bu derin felsefe nedeniyle Mevleviler, mezarlık kelimesini kullanmaktan kaçınmışlar ve dergâh hazirelerine "Hâmûşân" adını vermişlerdir.

Farsça bir kelime olan Hâmûşân, "Susmuşlar" veya "Sessizler" anlamına gelir. Burası, bu dünyadaki sözünü bitirip ebedi sükûta çekilenlerin, yani "susanların" yeridir. Ancak Mevlevi inancına göre onlar aslında yok olmamış, sadece dil değiştirmişlerdir. Artık sesle değil, hal diliyle konuşmaktadırlar. Mevlana Dergâhı'nın avlusunda yeşil kubbenin gölgesine sığınmış olan Hâmûşân, yüzyıllar boyunca dergâhta hizmet etmiş dervişlerin, neyzenlerin, postnişinlerin ve o asil kadınların sırlandığı kutsal bir alandır.

Bugün bu bahçede adımları yavaşlatıp etrafa baktığınızda, o taşların aslında hiç de susmadığını, aksine bakmasını bilen gözler için çok şey anlattığını fark edersiniz. Çünkü Mevlevi mezar taşları, sessiz birer kimlik kartıdır. Taşların tepesindeki başlıklar (serpuşlar) ve gövdedeki semboller, size yatan kişinin tüm hayat hikayesini anlatır. 
1. Başlıklar (Serpuşlar) Ne Anlama Gelir?
* Düz Derviş Sikkesi: Silindir şeklinde, yukarıya doğru hafifçe daralan, üzeri tamamen düz keçe başlık formudur. Bu taşlar, tarikatta düz dervişlik makamında olan, çile doldurmuş kişilere aittir.Destarlı (Sarılı) Sikke: Sikkenin alt kısmına kumaş bir sarık (destar) sarılmışsa, bu mezar bir Mevlevi Şeyhine (Postnişin) veya çelebi ailesinden yüksek makamlı bir erkeğe aittir. Sarığın sarılış biçimi ve dilimleri, şeyhin kıdemini gösterir.Kallavî veya Kafesî Kavuklar: Dergâh bahçesinde nadiren de olsa sikke yerine klasik Osmanlı kavukları görülür. Bunlar Mevlevi olmayan ancak dergâha hizmet etmiş, oraya gömülmek istemiş Osmanlı devlet adamları, valiler ve kadılara aittir.
2. Cinsiyet Ayrımı Nasıl Yapılır? (Kadın Mevlevilerin Taşları)
* Başlıksız (Matruş) Taşlar: Bahçede veya iç mekanda tepesinde hiç sikke ya da kavuk bulunmayan, üst kısmı düz, dalgalı veya palmet motifiyle biten zarif taşlar göreceksiniz. Bu taşlar kadın Mevlevilere ve çelebi eşlerine aittir. Tasavvuftaki "mahviyet" (kendini yok etme, gizleme) anlayışından ötürü kadın mezar taşlarına başlık konulmamıştır.
3. Gövdedeki Semboller ve Meslekler
* Ney ve Musiki Motifleri: Hazirenin batı kapısına yakın olan "Neyzenler Mezarlığı" bölümündeki taşların gövdelerine kabartma olarak ney, kudüm veya nota defterini andıran bezemeler işlenmiştir. Bu taşlar dergâhın musikişinaslarına aittir.Mevlevi Elifi (Teslim Taşı): Bazı taşların gövde kısmında veya boyun noktasında 12 köşeli yıldız ya da teslim taşı motifi yer alır. Bu, yatan kişinin dergâha tam bir teslimiyetle bağlı olduğunu simgeler.
4. Kitabelerdeki İfadeler
* Taşların üzerindeki Osmanlıca kitabeler genellikle klasik mezar taşları gibi "Ruhuna Fatiha" diye başlamaz. Çoğu Mevlevi mezar taşı "Yâ Hû" veya "Hüve’l-Bâkî" ifadesiyle açılır ve kişinin dergâhtaki hizmet yılına vurgu yapar.
Şehrimizde bulunan büyüklerimizin kıymetlerinin bilip himmetlerine lâyık olabilmek duası ve ruhaniyetlerine birer Fatiha hediye etmek temennisiyle.
Sevgi ve saygı ile…

Yazarın Diğer Yazıları