Halime Bilgin

MODERNUS VE DEMİR KAFES

Halime Bilgin

MODERNUS VE DEMİR KAFES

"Modern"  Fransızca kökenli bir kelimedir.Türkçe karşılığı 'çağdaş" demek. Bir şeyin yeni ve güncel olduğunu belirtmek için kullanılır.

Bu terimin ilk kullanımı tarihsel olarak beşinci yüzyıla kadar gider.Roma imparatorluğu, Hıristiyanlığı kabul ettiği dönemde, geçmişte yaşadığı pagan Roma ile resmi olarak  benimsendiği Hıristiyan Roma'yı  birbirinden ayırmak için geçmişe bir set çekerek , o döneme modernus adını vermiş.

O günden sonra, özelllikle Batı Avrupa bu kavramı gündemine almış ve her dönemin kendi içinden çıkardığı modern ölçüleri değerlendirerek bazen yenilik, bazen akılcı düşünce, bazen de gelişmişlik olarak adlandırmış.

Mesela, Max Weber 19. yüzyılda Batı kültürünü  biricik olarak değerlendirir.

Ona göre, Batı kültürünün temelini akılcılık oluşturur. Çünkü, bilim batıda ortaya çıkmıştır. Yasaya dayalı bir hukuk sistemi, batıda daha özgün ve sağlam düşünce temellerine dayandırılmıştır.Yine sanat içinde aynı durum sözkonusudur.Tüm bunları batıya kazandıran şeyin akılcılık olduğunu söyler.

Diğer bazı ülkelerde  görülen akılcılığın, sadece dünyaya uyum sağlamak için olduğunun altını çizerek, Batı akılcılığının diğer kültürlerin akılcılığından ayıran unsurun aklı kullanarak toplumsallaşma ve kültür dünyasını oluşturmasına bağlar.

Batı Weber'in söylediği bu rasyonelleşme ile birlikte dünya görüşünü tek merkezli olarak değiştirmiş ve  sekülerleşmenin temelini atarak modernleşmiştir.

Peki bu rasyonel toplumsallaşma ve modernleşme Batı 'ya mutluluk kaynağı olmuş mu ?

Yine bunu Weber'den öğreniyoruz. Ona göre, bu rasyonel toplumsallaşma, rasyonel olmayan insanın doğasında bir baskı oluşturur ve bireyin arzularını sevgilerini tutkularını yani duygusal tarafını bastırmasına neden olur.Ve insanın girdiği bu ikili süreci de geri dönüşü olmayan bir süreç olarak  bir "demir kafes"e benzetir.

Beşinci yüzyıldan bu güne modernlik, geleneklerden, geçmişten yeniliği ayırt etmek için kullanılmış bir kavram olarak 20 yüzyılda dünyaya "yenilik " anlamı ile yayılmıştır.

Bizim ülkemiz bu modernliğin neresinde diye bir gözatacak olursak, son dönemlerde toplumdaki yaşamdan veya davranışlardan bir çıkarım yaparak bangır bangır toplumu sarmaladığını görebiliriz.Ama Max Weber'in dediği gibi akılcı bir toplumsallaşmadan ziyade, dünyaya  bir uyum anlamında geldiğini çıplak gözle bile baksak anlayabiliriz.

Bunun elbette farklı nedenleri vardır. Toplumsal yapının ve geçmişten gelen kültürün etkisi ile toplumsal davranışların arka planındaki  yorumlara bakarak konuşulabilir, tartışılabiliriz ama her zaman olduğu gibi bizim derdimiz  bireyselik.

Bu nedenle sorularımızı da önce kendimize yönelterek cevaplar ararız.

Birey olarak senin modernlik algın nedir ?

Modern yaşamda Weber'in betimlediği gibi bir demir kafeste mi yaşıyorsun, yoksa onunla bir konsensüs sağladın, özgür müsün ?

Yazarın Diğer Yazıları