DUMANLI
Yıllar önceydi. Ülkenin yöneticisi sigaraya savaş açmıştı. Kamu kurumlarında, şehirlerarası otobüslerde ve kapalı alanlarda sigara içmek yasaklandı. Cezalar kesildi, denetimler yapıldı, baskınlar düzenlendi. Bilhassa sigaranın ana karargâh merkezi olan kahvehaneler duman altıydı. Kahvehaneler bile kapıya nöbetçi dikerek içeride sigara içmeye çalıştılar bir süre. Ya sonra… Kontrolsüzlük, cezasızlık derken, yine kanunlar kâğıt üzerinde kaldı.
Yolda yürüyorsunuz, semt pazarına giriyorsunuz önünüzde sigara içen biri, arkanızda bir başkası. Nereye gitseniz sigara dumanı peşinizden geliyor.
Çok yakın bir zamanda, bulunduğum şehirde birkaç hastaneye gittim. Şehir Hastanesi ve Meram Tıp Fakültesi Hastanesi. Hastane kapısının önünde sigara içmek için dizilmiş bir dizi insan. Arkalarında kocaman bir “Sigara İçilmez” yazısı ama o insanlar hiç aldırış etmeden keyifleniyorlardı. Daha da ilginci, hastane personeli de bu kuralsızlığa ortak oluyordu. Yerler deseniz izmarit ekilmiş gibi. Hastaneye tedavi olmak için gelen herkes, hastane kapısından girmeden hemen önce bu dumanı ciğerlerine çekmek zorunda.
Geçen hafta Konya-Filistin maçı gibi muhteşem bir organizasyona imza attık. Sözde zalime haykırmak için gelmiştik hepimiz. Peki, içerideki çoluk çocuk, büyük küçük demeden herkesi sigara dumanına maruz bırakan zalimlere bir şey söyleyen oldu mu? Koruma personeli sessiz, polis sessiz, halk sessiz... Ne muhteşem bir tablo! Üç beş kişi keyifleniyor, onlarca insan rahatsız oluyor ama kimse sesini çıkarmıyor. Koruma personeline, “Yasak değil mi?” diye bilhassa sordum. “Evet, yasak.” dedi. Elimle sigara içenleri gösterdim. Cevap: Yapacak bir şey yok. Yasak var, görevli var, polis var, şikâyet eden var, ama kuralı uygulayan yok?
Şehrimde çocuk şenlikleri, festivaller düzenleniyor. Adı üstünde çocuk şenliği yani çocukların eğlenmesi ve öğrenmesi için düzenlenmiş. Ancak bu şenliklere gittiğinizde, onca kalabalığın arasında elinde sigarasıyla dolaşan; etrafını kokarca gibi kokutan, çocuklara kötü örnek olan insanlarla karşılaşıyorsunuz. Yetmiyor, bir de izmarit çimlerin üzerine. Çocuklar eğlenirken zehirleniyor, çocukların gözü önünde sigara içiliyor; doğa ise izmaritlerle kirletiliyor Maşallah nazar değmesin diyesimiz geliyor. Kural yine orada, tabela yine orada... Ama kuralı koyan da “mış gibi”, uymayan da “mış gibi”, denetleyen de “mış gibi”. Ne güzel memleket herkes görevini yapıyormuş gibi.
Çok mu zor buralarda sigaraya izin vermemek? Kurallara uymayanları hiçbir şenliğe, maça, festivale almamak; üstüne caydırıcı bir idari para cezası uygulamak?
Dünyanın diğer ucu Singapur’da yolda, çarşıda, pazarda ve belirlenen alanlar dışında sigara içmek yasak. Ve bu insanların kurallara uymaması neredeyse imkânsız. Tabi bu durumu öğrenince insan ister istemez derin bir “off” çekiyor.
En iyisi mi biz bu diyarda ağzımıza bir maske, burnumuza bir mandal takalım da kimseyi sigara keyfinden etmeyelim. Sonuçta sağlıklı bir hava bize çok da gerekli değil!
Hem böyle şeyleri kafanıza takıp yaşlanmayın. En iyisi mi siz de deve kuşu gibi kafanızı kuma gömün ve rahat edin. “Ne de olsa bu devran böyle gelmiş, böyle gider.” deyip geçin.
Bu arada, lütfen daha fazla “Dumansız Hava Sahası” tabelası yaptırarak kamu kaynaklarını israf etmeyin. Kamu zararına yol açıyorsunuz.
Bırakınız yapsınlar, bırakınız içsinler.