Sevtap Yıldız

Altına neler oluyor?

Sevtap Yıldız

Her zaman yatırımcıların güvenli limanı. Düğünün vazgeçilmezi, yastık altının değişmez adresi, ekonomik belirsizliklerin en sessiz tanığı… Altın!
Ama bugünlerde o güvenli limanın kapısında alışılmışın dışında bir hareketlilik var.
Altın düşüyor.
Peki ne oldu da herkesin gözünü çevirdiği altın bir anda satış baskısıyla karşı karşıya kaldı?
Aslında cevabı biraz altının kendisinde, biraz da dünyanın ekonomik gündeminde. Uzmanlara göre altının en büyük rakiplerinden biri yeniden sahneye çıktı. O da faiz.
ABD’de tahvil getirilerinin yükselmesi, doların güçlenmesi ve piyasaların Fed’in daha sıkı bir para politikası izleyebileceğine ilişkin beklentileri, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltıyor. Üstelik petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıyor.


Yani yatırımcının kafasındaki denklem değişiyor.
Ve piyasalar çoğu zaman duygularla değil, beklentilerle hareket ediyor. İşte meselenin bizim açımızdan en önemli tarafı burası. Konya'da kuyumcunun önünden geçen vatandaşın kafasında ise tek bir soru var:
“Daha da düşer mi?”
İşte bu soruya kesin bir cevap vermek, piyasanın doğasına aykırı.
Çünkü altının yarın ne yapacağını yalnızca bugünkü fiyat belirlemiyor.
Fed’in vereceği mesajlar, ABD enflasyon verileri, tahvil faizleri, doların seyri, petrol fiyatları ve küresel jeopolitik gelişmeler aynı anda masada.
Bence bugün altınla ilgili en büyük hata, fiyat hareketine bakıp kesin cümleler kurmak ve panik olmak.
“Altın artık yükselmez” demek ne kadar iddialıysa,  demek de o kadar iddialı.
Çünkü altın daha önce de sert yükseldi, sert düştü ve ardından yeniden yön değiştirdi. Bugünkü tablo bize yalnızca şunu söylüyor: Altın, yükselişin ardından ciddi bir sınavdan geçiyor.
Üstelik bu sınavın sonucu sadece altının kendisine bağlı değil. Yatırımcıların bir kısmı yüksek faiz getirisine yönelirken, bir kısmı yaşanan geri çekilmeyi izliyor. Kimileri ise “daha aşağı gelir mi?” sorusunun cevabını bekliyor. Piyasanın en zor tarafı da zaten burada başlıyor. Çünkü herkes fiyat düştüğünde dip seviyeyi, yükseldiğinde zirveyi bilmek istiyor. Oysa piyasalarda dip de zirve de ancak geride kaldığında netleşiyor.
Uzmanlar ise her zamaki o cümleyi kuruyor: Acele etmeyin, panik yapmayın...

Yazarın Diğer Yazıları