Halime Bilgin

KADIN NASIL OLUNUR

Halime Bilgin

KADIN NASIL OLUNUR

"Kadın doğulmaz, kadın olunur"

Simon de Beauvoir'in bu sözündeki  "kadın nasıl olunur" dan kastı nedir ?

Bunu anlamak için önce bir tarihe bakmak gerekir. Çünkü toplumları oluşturan insanların yaşadığı tarihsel süreçler bu günü daha iyi anlamamızı sağlar.

Mesela, geçmişte yaşamış bir çok filozof ve aydın insanlar kadınlar hakkında görüş bildirmişdir. Bunlardan bir tanesi Aristo'ya aittir .

"Kadınlar doğal olarak kusurludur"

Bir diğeri Nitetzche aittir.

"Kadın eğitim almak istediğinde cinsel araçlarında bir sorun vardır"

Bu sözler o günün şartlarındaki kadına bakış açısını belirtir.

Peki sonrasında bu bakış açısı değişebilmiş mi diye tekrar geriye dönük baktığımızda, 1700'lü yıllara kadar pek bir değişim olmamış. Taki 1789 daki Fransız ihtilaline kadar. O dönemlerde bir kaç cesur kadın çıkmış elbette seslerini duyurmak için ama susturulmuşlardır.
Onlardan bir tanesi Olympe Gouges'dir. "Kadın hakları deklarasyonunu " yazmış ve kadınların da erkekler gibi tam anlamıyla vatandaş olmaları gerektiğini savunmuş, erkek üstünlüğünü eleştirmiştir. 
Ne yazık ki yazdıkları nedeniyle Fransız devrimi  sürecinde idam edilmiştir.

İhtilal sonrası dönemde ise, kadın konusu  toplumların gündeminde hep olmuş ve erkek egemen toplum anlayışı üzerine bir çok eleştirisel bakış çalışmaları ve kadın hareketlikleri yaşanmıştır.

Her dönemin hak ve talepleri farklı olsa da, zamanla kadın hareketleri dünya genelinde yaygınlaşarak organize bir hareket hâline gelmiş ve bir ideolojiye dönüşmüştür. Bu ideoloji günümüzde Feminizm olarak geçer.


Tarihsel süreçte yaşananlardan bu güne geldiğimizde ise hala her toplumda, erilliğin altında öteki olarak  ve bu ötekililiğe olumsuz anlamlar yüklenerek yaratılıştan verilmiş dişiliğine atfen kadınlık rolü toplumlar tarafından verilmektedir. De Beauvoir'un demek istediği de bu nokta sanırım.

Tam burada hem bir papaz hem de aydın olan Martin Luther 'in söylediği sözü de aktarmak gerekir.

"Kadınlar doğum yaparken yorulurlarsa bunda bir zarar yoktur doğurabildikleri sürece bırakın ölsünler zaten bunun için yaratılmışlardır"

Tüm bunlar gösteriyor ki, özellikle Batı toplumunda ortaçağ 'dan kalan görüşler ve dini yorumlar  ekseninde kadın hareketleri ortaya çıkmıştır.

Peki Müslüman toplumlarda neden feminist kadın hareketleri var ?

Allah, erkeklik ve dişilik olarak farklı biyolojide yarattığı insanı kendi kabulünde (teşbihte hata olmazmış) eşit tutuyor.

Çünkü, Kur'an'da geçen Ahzâb 35 ayette ;

Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar; mümin erkekler, mümin kadınlar; ibadet ve itaat eden erkekler, ibadet ve itaat eden kadınlar; özü sözü doğru erkekler, özü sözü doğru kadınlar; sabreden erkekler, sabreden kadınlar; gönlünü ibadete vermiş erkekler, gönlünü ibadete vermiş kadınlar; (Allah için) yardım yapan erkekler, yardım yapan kadınlar; oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar; iffetlerini koruyan erkekler, iffetlerini koruyan kadınlar; Allah’ı çokça anan erkekler, çokça anan kadınlar; işte bunlar için Allah büyük bir ödül hazırlamıştır."

Burdan da görüldüğü gibi Allah kadın ve erkek konumunu katında açık ve net belirtmiştir.

Buna rağmen, Müslüman toplumlar, kadınları bir kalıba sokan, onlara bazı roller biçen, haklarını kısıtlayan, ötekileştirerek kendi konumlarını mutlak yapan erkek egemen toplumlara nasıl dönüştü birde bu taraftan geçmişe tarihe bakmak lazım.

Sorgulamak anlamaktır.

Yazarın Diğer Yazıları