Ayşe Özel

Ahmed-Mehmed Efendi Kimdir?

Ayşe Özel

Ahmed-Mehmed Efendi Kimdir?

Afyonkarahisar Kalesi’nin heybetli silueti altında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi Ulu Cami’nin tam karşısında yürürken zamanın durduğunu hissedersiniz. Şehrin o dar, ahşap konaklarla bezeli mistik sokaklarında gezinirken karşınıza tek kubbeli, küçük bir kargir yapı çıkar. Taş duvarların ardında, bugünün dünyasına çok büyük bir insanlık, sadakat ve vefa dersi barındıran sessiz bir tanık durmaktadır: Ahmet ve Mehmet Efendiler Türbesi.

Günümüzde ilişkilerin ne kadar hızlı tüketildiğini, dijital dünyanın sahte beğenileri ve geçici "arkadaşlıkları" arasında insanların nasıl yalnızlaştığını hepimiz konuşuyoruz. Menfaatlerin samimiyetin önüne geçtiği bu çağda, Yavuz Sultan Selim döneminde yaşamış bu iki dervişin hikayesi ruhumuza ayna tutuyor. Sultan Divani Hazretleri’nin müridi olan bu iki dost, sıradan birer yol arkadaşı değildi. Onlar, o dönem Mevlevi ve Bektaşi dervişlerinin birbirini manevi "tarikat kardeşi" ilan etmesi geleneği olan "Çiltenan" (Kırklar) grubunun en seçkin üyelerindendir.Aralarındaki o muazzam bağ sadece bir sözden ibaret kalmadı; cephede ve ilimde de sınandı. Osmanlı’nın Suriye ve Mısır seferlerine omuz omuza katıldılar, aynı siperde çarpıştılar. Gönül coğrafyamızı yeşertmek için İran’a gidip Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin büyük divanını (Mevlevi-i Kebir) Anadolu'ya getiren o kutsal kurulda yine sırt sırta verdiler. İnançla, ilimle ve sadakatle yoğrulan bu ömür, ölümün bile ayıramayacağı muazzam bir yarenliğe dönüştü.

Öyle ki, hayattayken ayrılmayan bu iki dost, vasiyetleri üzerine öldükten sonra da aynı kabre, yan yana defnedildiler.Geçtiğimiz yıllarda restorasyonu tamamlanan bu sessiz mekan, bugün bizlere adeta şunu fısıldıyor: Gerçek dostluk ne mekanda biter ne de zamanda.

Yolunuz Afyonkarahisar’a düşerse, kale eteklerindeki bu türbeye uğrayın. O kesme taş yapının önünde durun ve kendinize şu soruyu sorun: "Hayatımda, öldükten sonra bile aynı toprağı paylaşmak isteyecek kadar güvendiğim bir yarenim var mı?" Cevabınız ne olursa olsun, Ahmet ve Mehmet Efendiler’in asırlık sessizliği, içinizdeki vefa duygusunu yeniden yeşertmeye yetecektir.

Sevgi ve saygı ile...

Yazarın Diğer Yazıları