Bu hafta sizlere Mevla- na
Hazretleri’nin
kıy- metli validesi Mümine Hatun’dan bahsetmek
isterim.
Kendisi aslen
Horasanlı
olup Harezm Türklerine mensuptur. Bugün Afga- nistan toprakları içerisin- de bulunan Belh şehrinde doğmuştur. Belh
Emiri
Sultan Rukneddin’in kızı- dır. Eflakî eserinde Mümi- ne Hatun’un soyunun
Hz.
Ali’ye
dayandığını
beyan
etmiştir.
Sultanü’l Ulema ile evlili- ğinden iki oğlu ile bir
kızı
dünyaya gelmiştir.
Ülkelerinde yaşanan çe- şitli
problemlerin
artması nedeniyle de 1212 yılın- da ailecek göç etmeye karar vermişlerdir. Pek çok şehirden geçerek
ve oldukça zahmetli
bir
yolculuktan
sonra Laren- de’ye
(Karaman)
gelmiş ve burada yedi yıl konak-
lamışlardır.
Gelişlerinin
ikinci yılın- da vefat eden Mümine Hatun’un ardından oğlu Alâeddin’de dünya sür- gününü tamamlamıştır. Tarih boyunca sürre
alaylarının
ve Hac ker- vanlarının durak
yeri
olan, Sayın
Konyalı’nın
Karaman Tarihi’nde ifade ettiği üzere beyaz
renkli
Kurtderesi taşından
inşa
edildiği için halk tarafın- dan Aktekke Camii olarak
adlandırılan,
esas
ismi Mâder-
i Mevlâna
olan
camide medfundurlar.
Cami içi bir yanı mescid bir yanı türbe olarak ay- rılmıştır. Caminin sol
ön
köşesindeki
yeşil
ahşap
kafesli bölüm Mümine Hatun’un kabridir. Türbe- nin mescide bakan
ahşap
sandukalarda
ise Kara- manoğlu Seyfettin Süley- man Bey, Mevlevi şeyhleri ve Hz.
Pir’in
ağabeyi me- dfundur. Mevlana Hazret- leri Konya’ya
yerleştikten
sonrada belirli
aralıklarla
annesi ve ağabeyinin me- zarını ziyaret için Kara- man’a gelip gitmiştir.
Ne şanslıyız ki
dünyaya
fikirleri ve hayatıyla hâlâ yön vermeye devam
eden
Hz.
Mevlana’nın
kabri
şehrimizde ve onu dün- yaya getiren kıymetli va- lidesinin kabride
hemen
yanıbaşımızdadır.
Ęehrimizde
bulunan
büyüklerimizin
kıymetle- rinin bilip himmetlerine lâyık olabilmek duası ve ruhaniyetlerine birer Fa- tiha hediye etmek temen-
nisiyle.
Sevgi ve saygı
ile…